| Mesela, dışarıda telefon direğindeki iç çamaşırının senin olup Bobby ile terastaki sevişmenizden kaldığını söylememiştin? | Open Subtitles | حقيقة أنا الملابس الداخلية التي على سلك التلفونات بالخارج تخصك عندما مارست الجنس مع بوبي على الشرفة |
| Cumartesi gecesi baloya Bobby ile gidecek. | Open Subtitles | وستذهب إلى المرحلة النهائية يوم السبت مع بوبي |
| Bu bana Bobby ile Saskatoon'daki işimizi hatırlattı. | Open Subtitles | أنا أذكر هذه القضية التي عملت عليها مع بوبي في ساسكاتون |
| Lorraine'in kurtulmak istediği ve Bobby ile benim kaçmak için geldiğimiz yer. | Open Subtitles | المكان الذي كان على لورين أن تهرب منه وبوبي وأنا كان لا بد أن نهرب إليه |
| Sen ve Bobby ile vakit geçirmesinden hoşlanmıyorum. | Open Subtitles | - - توم! أنا لا أحب كيف انه يلتصق بكم انتي وبوبي. |
| - Çok yavaş. - Bobby ile ben sizin için yaparız, Bay Sumner. | Open Subtitles | - انا و بوبي سنعمل لديك،سّيد سومنر. |
| Ve Bobby ile yaptığı tüm telefon görüşmeleri tek kullanımlık telefonlar. | Open Subtitles | و كل المكالمات التي أجرتها مع بوبي كانت من هاتف قابل للرمي |
| Bobby ile oynayabileceğini sandın! | Open Subtitles | مع بوبي إعتقدت بأنّك يمكن أن تمارس الجنس مع! |
| Bobby ile yer değiştirmek zorundayım ve mezarlık vardiyasında çalışacağım. | Open Subtitles | سأقوم بتبديل دوامي مع (بوبي) ، و سآخذ دوام المقبره |
| Şu dönme dolap meselesi, Bobby ile takışmanız ettiğini buluyorsun, hak ettin. | Open Subtitles | تلك الحادثة مع اللعبة ذلك الهراء مع (بوبي) فلتسوّي الأمر، ولتسوّيه الآن |
| Bobby ile bir işin var, bahriyeli. | Open Subtitles | هل تخطط لشيء مع بوبي بيرو؟ |
| Annesi kızına der ki: "Sinemaya Bobby ile yalnız gidemezsin, küçük Johnny'i de götür." | Open Subtitles | قالت الأم لابنتها " يمكنك الخروج "مع (بوبي) لكن عليك أن تأخذي (جوني ) معكِ |
| Bobby ile birlikte karavana gittiler. | Open Subtitles | انهم مع بوبي في سيارته |
| Baksana Sally, git Bobby ile oyna. | Open Subtitles | أتعلمين (سالي) لمَ لا تذهبين (للعب مع (بوبي |
| - Az önce Bobby ile konuştum. | Open Subtitles | (لقد تحدّثت للتو مع (بوبي - و ماذا بعد ؟ - |
| Bobby ile balığa gidemeyince, ya hep işte ya da ailem ile birlikte olduğumu anladım. | Open Subtitles | عدم تواجدي مع (بوبي) يجعلني أدرك أنّني دائماً في العمل أو مع العائلة |
| Peki Bobby ile aramalarimiza neden cevap vermedin? | Open Subtitles | ولماذا تجاهلت مكالماتي أنا وبوبي ؟ |
| Bobby ile Travis'e heykeli çalması için yardım etmekten hoşlandık mı sanıyorsun? | Open Subtitles | اتظنين انني وبوبي كنا سعداء لمساعدتنا ل(ترافيس)بسرقة التمثال |
| Evet, Bobby ile benim bununla ilgili de bir fikrimiz var. | Open Subtitles | أجل , أترى , نملك أنا و (بوبي) نظرية بشأن ذلك أيضاً |
| Bobby ile, son iki saatimizi bir kapı dili icat etmek için harcadık. | Open Subtitles | أمضيتُ أنا و (بوبي) الساعتين الأخيرتين نخترع لغة الطرق. |
| Hayır, Bobby ile onun yalnız kalmaya ihtiyacı var. | Open Subtitles | كلا هو و " بوبي " يحتاجون بعض الوقت |