| Bu masaya çakılı kalmak bana, düşünecek bolca zaman sağladı. | Open Subtitles | الجلوس على ذلك المكتب أتاح لي الكثير من الوقت لأفكر |
| Bu sana daha sonra ne yapacağına dair bolca zaman kazandırır. | Open Subtitles | هذا سوفّر لك الكثير من الوقت لتقرّر ما ستفعله المرة المقبلة |
| Daha üstünü değişmemişsin. Bunun için sana bolca zaman tanıdığımı... | Open Subtitles | ألاحظ أنك لم تبدلى ثيابك للأن أظن أننى تركت لك الكثير من الوقت لذلك |
| Çocuklar için çok geç ama beni kurtarmak için bolca zaman var. | Open Subtitles | لقد فات الاوان على بقية الشباب, لكن هناك متسع من الوقت لإنقاذي |
| Özrünü iletmesi için bolca zaman var. | Open Subtitles | هناك متسع من الوقت لإرسال إعتذاره |
| Ajanlar, sosyopatlar ve suçlularla bolca zaman geçirirler. | Open Subtitles | الجواسيس يقضون الكثير من الوقت في التعامل مع المجانين والمجرمين |
| Ben size bolca zaman kazandırırım. | Open Subtitles | أجل ، سوف أعطيكم يارفاق الكثير من الوقت ربما حتى |
| Bu da katile bolca zaman verir. | Open Subtitles | الذي يعطي للقاتل الكثير من الوقت للقيام بتولي أعماله |
| Girer ve çıkarız. Biraz yakıt kaybeder ama bolca zaman kazanırız. | Open Subtitles | إننا ندخل ونخرج مع فقدان قليل من الوقود لكننا نوفر الكثير من الوقت. |
| Evimde bolca zaman geçiriyordun çünkü kendini bilinçsiz hale sokmaya eğilimli biriydin. | Open Subtitles | ،نعم، لقد قضيت الكثير من الوقت في منزلي لكن كان ذلك بسبب أنك كنت عرضة لإحالة نفسك دون وعي |
| Bu şeyi bulmak için bolca zaman ve para harcadım ve tamir ettirdim Paige. | Open Subtitles | قضيت الكثير من الوقت والمال في العثور على هذا الشيء وبعد استعادتها، بيج. |
| Arazide bolca zaman harcadık. Çok büyük bir iş çıkardık. | TED | وقد قضينا الكثير من الوقت في الميدان . قد كان معدلا رائعا من العمل . |
| Bana işten uzak durmak için bolca zaman verdi. | Open Subtitles | أعطاني الكثير من الوقت بعيدا عن العمل. |
| Umarım burada bolca zaman geçiririz. | Open Subtitles | نأمل ان نقضي الكثير من الوقت هنا |
| Bunu yapmaları için bolca zaman var. | Open Subtitles | لديك الكثير من الوقت ليحدث ذلك |
| Ama Ateş ve Buz üzerinde çalımak için bolca zaman var, değil mi? | Open Subtitles | لكن الكثير من الوقت للعمل " على معايرة " الحرارة والثلج |
| Sam'le bolca zaman geçiriyorsun. | Open Subtitles | انظر إلى نفسك! أنت تقضي الكثير من الوقت مع (سام) |
| Her şey için bolca zaman var. | Open Subtitles | هناك متسع من الوقت لفعل أي شيء. |