| Ki Bu da bizi ikinci dersimize getiriyor: Egonuzu feda edin ve üstünlük kompleksinden vazgeçin. | TED | وهو ما يقودنا للدرس الثاني من المسلسلات: التضحية بذاتك وترك عقدة التفوق |
| Bu da bizi tüm erkeklerin aptal olduğuna getirir. | Open Subtitles | وهو ما يقودنا ثانية إلى المقصد أنّ كلّ الرجال أغبياء |
| Bu da bizi, benim insana zulüm dediğim dördüncü noktaya getiriyor. | TED | وهذا يقودني إلى النقطة الرابعة، وهو ما أدعوه بالقسوة الإنسانية. |
| Bu da bizi alternatif arayışlarına itti. | Open Subtitles | الأمر الذي دفع بنا إلى النظر في البدائل. |
| - Bu da bizi... | Open Subtitles | ـ الذي سوف يوصلنا ـ نعم ؟ |
| İmkansız olanı başardık, Bu da bizi güçlü kıldı. | Open Subtitles | لقد فعلنا المُستحيل وهذا يجعلنا مُحترفين |
| Bu da bizi üçüncü ve en can alıcı örneğe getirir | Open Subtitles | مما يأتي بنا إلى مثالنا الثالث والذي ربما يكون الأكثر وضوحاً |
| Ve Bu da bizi ikinci hayata götürüyor. | TED | و هذا يقودنا إلى النوع الثاني من الحياة السعيدة. |
| Yapacağın yanlış bir hareket bizimle işbirliği yapmayı red ettiğin anlamına gelir ki... Bu da bizi kendimizi savunma durumunda bırakır. | Open Subtitles | أي تحرك مثير للشبهات أو خاطئ سيعتبر رفضاً للتعاون مما يسمح لعملائي بالدفاع عن أنفسهم، مفهوم |
| Bu da bizi General Khan'ın onun tam olarak yerini söyleyebileceği bilgiye getiriyor. | Open Subtitles | التي تقودنا الي جنرال خان والمعلومة التي يمتلكها, التي تحدد لنا موقع عبد الفتاح بلضبط |
| Bu da bizi yapılacak bir şeyler olduğu düşüncesine itti. | Open Subtitles | مما يجعلنا نُفكر ان هناك شيئاً ما اكثر من ذلك |
| Bu da bizi vicdanımızı rahatlatma ve tolerans eksikliğimizi giderme düşüncesinden, en büyük sorunların çözülmesi adına dünyanın çaresizce ihtiyaç duyduğu, bir çeşit büyücü olan bir simyacı hâline getiriyor. | TED | وهذا ينقلنا من عقلية محاولة تغير القلوب والقصور في عقلية التسامح، لنصبح كالكيميائي، أو أحد السحرة الذين يحتاجهم هذا العالم بشدة ليعطوا حلول لبعض أكبر المشاكل حاليا. |
| Bu bizi ilk kapıdan geçirip merdivenlerden direk inmemizi sağlıyor Bu da bizi kasaya götürüyor. | Open Subtitles | ذلك يجعلنا نمرّ من خلال الباب الأول وهو طريق مباشر أسفل السلالم وهو ما يقودنا مباشرة إلى القبو |
| Bu da bizi kaçınılmaz sonuca yönlendiriyor. | Open Subtitles | وهو ما يقودنا إلى الإستنتاج الذي لا مفرّ منه |
| Bu da bizi iş mevzusuna getiriyor. Sen Amerikalı'sın. | Open Subtitles | وهو ما يقودنا إلى الأعمال التجارية. |
| Bu da bizi kalkındırmanın üçüncü ve bana kalırsa en önemli değişimine getiriyor: açık yönetişim. Artık vatandaşlar seslerinin duyulmasını ve hesap verilmesini talep ederken, hükümetler dışa açılıyor. | TED | وهذا يقودني إلى ثالث، وفي رأيي، أهم تحول في التنمية: اﻹدارة المفتوحة. الحكومات اليوم تنفتح كما يطالب المواطنون بسماع أصواتهم وبالمساءلة. |
| ...Bu da bizi suni tenefüssün ilk adımını gösterir. Evet. | Open Subtitles | الأمر الذي يقودنا إلى أبجديات التنفس الإصطناعي |
| Ki Bu da bizi annenin öldürülmesi de dahil olmak üzere tüm bunların arkasındaki kişiye yöneltir. | Open Subtitles | الأمر الذي قد يقود لحلّ كلّ شيءٍ، بما في ذلك جريمة قتل أمّكِ. |
| Bu da bizi... | Open Subtitles | ..... الذي سوف يوصلنا |
| Bu da bizi düşman yapar. | Open Subtitles | وهذا يجعلنا أعداء. |
| Bu da bizi iki numaralı yalana götürüyor. | Open Subtitles | مما يأتي بنا إلى الكذبة الثانية |
| Bu da bizi 6 milyon dolar ödüllü soruya getiriyor hala bir şansımız olduğunu düşünüyor musun? | Open Subtitles | هذا يقودنا إلى السؤال السادس بمليون دولار أتعتقدين أنه مازالت لدينا فرصة؟ |
| Yapacağın yanlış bir hareket bizimle işbirliği yapmayı red ettiğin anlamına gelir ki... Bu da bizi kendimizi savunma durumunda bırakır. | Open Subtitles | أي تحرك مثير للشبهات أو خاطئ سيعتبر رفضاً للتعاون مما يسمح لعملائي بالدفاع عن أنفسهم، مفهوم |
| Bu da bizi son kısma getiriyor. Son kısım. | Open Subtitles | التي تقودنا لأخر قطعة |
| Togo son 51 yıldır, aynı ailenin üyeleri tarafından yönetiliyor, Bu da bizi Afrika'da otokrasi ile yönetilen en eski ülke yaptı. | TED | تُحكم توجو بنفس العائلة منذ 51 عاماً، مما يجعلنا أقدم دولة مستبدة في إفريقيا. |
| (Alkış) Ve Bu da bizi üç numaralı beceriye getiriyor, bunu uygulama yeteneği, zincirin her yerindeki meslektaşlarını bunları yapmaya ikna etmek. | TED | (تصفيق) وهذا ينقلنا إلى المهارة رقم ثلاثة، القدرة على تنفيذ ذلك، للحصول على الزملاء عبر السلسلة الكاملة بالفعل القيام بهذه الأمور. |