| bu hırsızlar çok değişik bir karakterde hareket ediyolar. | Open Subtitles | هؤلاء اللصوص يعرضون شذوذ مؤكد عالي التركيز |
| Ama bu hırsızlar, beş dakika on iki saniyede yaptılar. | Open Subtitles | لكن هؤلاء اللصوص استغرقوا 5 دقائق و12 ثانية. |
| bu hırsızlar çok önemli bir tehdit oluşturmuyorlar ama daha tehlikeli bir şeylerle karşılaşmamız sadece an meselesi. | Open Subtitles | , هؤلاء اللصوص لا يشكلون تهديدا كبيرا , لكنها مسألة وقت قبل أن نواجه شيئا أكثر خطورة |
| bu hırsızlar bir yıl sonra Lüksemburg'da yakalanmamışlar mıydı? | Open Subtitles | ألقي القبض على هؤلاء اللصوص في لوكسمبورج في وقت لاحق في السنة، لم تكن لهم؟ |
| bu hırsızlar, korkunç adamlardı. | Open Subtitles | تعلمون إن هؤلاء اللصوص رجال فظيعين. |
| İki, belli ki bu hırsızlar binaya gizlice girecek bir yol bulmuşlar, yani istediklerini aldıklarında yine gizlice çıkabilecekler. | Open Subtitles | ثانيا من الواضح أن هؤلاء اللصوص وجدوا طريقة للتسلل إلى المبنى ، لذا فعندما يحصلون على ما يريدون سيكونون قادرين على التسلل إلى الخارج مجددا |
| - bu hırsızlar para falan istemedi mi? | Open Subtitles | -إذاً هل أرادوا هؤلاء اللصوص مالاً؟ |
| bu hırsızlar kıymetli taşlar için değil, Tantalum-181 çalmaya gelmişler. | Open Subtitles | هؤلاء اللصوص لم يأتوا من أجل المجوهرات (بل أتوا لسرقة (تانثلوم-181 |