ويكيبيديا

    "bu tıpkı" - ترجمة من تركي إلى عربي

    • الأمر مثل
        
    • هذا أشبه
        
    • هذا مثل
        
    • هو مثل
        
    • هذا يشبه
        
    Bu tıpkı "Sana oraya gerçekten nasıl gidileceğini söyleyemesem bile Open Subtitles الأمر مثل قول: أعلم أن هناك طريقاً للرحيل
    Bu tıpkı beyaz tarla sahiplerinin siyah marabalar için tüm kararları almasına benziyor. Open Subtitles فسيبدو الأمر مثل زعماء المزارع البيض. عندما يتخذون القرارات لمزارعينهم السُود.
    Evet. Bu tıpkı Coney Adası'nda kasırgaya tutulmak gibi bir şey. Open Subtitles أجل ، هذا أشبه بركوب لعبة الثعبان في الملاهي
    Bu tıpkı Yuma'da kum fırtınasına tutulmak gibi bir şey. Boston'da okuduğum bir kitap gibi! Open Subtitles (هذا أشبه بركوب أعصار رملي في (يوما (كما قرأت عنه من كتاب عندما كنت في (بوستن
    Bu tıpkı Lassie'yi mezarından çıkarıp Louvre Müzesinde sergilemek gibi. Open Subtitles هذا مثل أن تنبش قبر لاسي و تضعها للعرض في اللوفر
    Bu tıpkı koca ayak ya da tek boynuzlu at bulmak gibi bir şey! Open Subtitles انة هذا مثل ايجاد وحيد القرن او ذو القدم الكبيرة
    Bu tıpkı televizyon yıldızları gibi. Open Subtitles هو مثل واقع نجوم تشاهد على شاشة التلفزيون.
    Bu tıpkı evde köpek balığı beslemeye "ihtiyaç" duymam gibi. Open Subtitles هو مثل عندما أقول أنا بحاجة لامتلاك حيوان أليف، سمكة قرش.
    Bu tıpkı tuvalet kâğıdını askıdan alıp yerine eskisini takmaya benziyor. Open Subtitles هذا يشبه نزع ورق الحمام الجديد من اللفافة واستبدالها بواحدة مستعملة
    Bu tıpkı beni başka bir adamla aldatıyormuşsun gibi. Open Subtitles الأمر مثل رؤيتك تخونني مع رجل آخر
    Bu tıpkı kamp ateşinin etrafında oturup dışarıdaki asıl korkunç şeylerden daha çok anlatılan hayalet hikâyelerinden korkman gibi. Open Subtitles الأمر مثل عندما تخيّمين، أتعرفين؟ تبدأين بسرد قصص الأشباح حول النار وينتهي بك الأمر بإخافة نفسك أكثر من أي خطر حقيقي بالخارج
    Bu tıpkı, öldükten sonra dirilmek gibi. Open Subtitles يبدو الأمر مثل البعث من الموت.
    Bu tıpkı "Mona Lisa'yı gördün mü?" diye sorulunca "Evet, annemde posteri vardı." demen gibi. Open Subtitles هذا أشبه بقولك "هل رأيت لوحة (الموناليزا) من قبل؟" {\an3\pos(300,268)} -وأنت تقول "أجل، كان لوالدتي ملصق ".
    Bu tıpkı "Mona Lisa'yı gördün mü?" diye sorulunca "Evet, annemde posteri vardı." demen gibi. Open Subtitles هذا أشبه بقولك "هل رأيت لوحة (الموناليزا) من قبل؟" -وأنت تقول "أجل، كان لوالدتي ملصق ".
    Bu tıpkı Dr. Frankenstein'ın kendi yarattığı canavarına arkasını dönmesi gibi bir şey. Open Subtitles (هذا أشبه بدكتور (فرانكشتاين يدير ظهرة للوحش الذي قام بعمله
    Bu tıpkı DVD'leri 1994 yılında piyasaya sürmek gibi bir şey oluyor. Open Subtitles هذا مثل بيع أقراص الفيديو الرقمية في عام 1994
    Bu tıpkı şehrimizin peynir tabağından koruma beklemesi gibi. Open Subtitles هذا مثل ان تتمني ان تحمي المدينة من طبق جبنة
    Bu tıpkı kıçına hedef çizmeye benziyor. Open Subtitles هو مثل اللوحة عين الثور على الحمار.
    Tamam, Bu tıpkı Batı Tarafının Öyküleri. gibi Open Subtitles ، هو مثل في القصة الغربيه الآن.
    Bu tıpkı siz ikiniz küçükken ki gibi, son akşam yemeği yer gibi yapardınız. Open Subtitles هذا يشبه تمـامـا حين كنتمـا صغيرين ... تأكلان عشـاءً مزعومـا

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد