| ama şimdi dünyanın çeşitli yerlerindeki 55 ülkede ya kuşlarda, ya insanlarda ya da her ikisinde birden bu virüs görülüyor. | TED | و لكن الآن وصل إلى 55 دولة في العالم، إنتشر فيها هذا الفيروس سواء بين الطيور، أو البشر، أو الإثنين معا. |
| bu virüs olayı çözülemiyor, ve başka kaza olmasını göze alamam. | Open Subtitles | هذا الفيروس إستمر ولم يذهب، ولم أستطع تحمّل المزيد من الحوادث |
| 1950'lerde, bu virüs Hawaii, Oahu adasındaki neredeyse tüm üretimi yok etti. | TED | في عام 1950، هذا الفيروس قضى تقريباً على كل إنتاج البابايا في جزيرة أواهو في هاواي |
| Yüklediğin bu virüs korkunç bir hatadan fazlası değil. | Open Subtitles | الفيروس الذي أرسلته ليس الا خطأ مأساوي. |
| bu virüs sizi doğruca... | Open Subtitles | هو الفيروس الذي يؤدي الى |
| bu virüs dünya üzerinde, zırhında yeteri kadar büyük çatlaklar olan gerçekten olağanüstü birşeyler yapmayı deneyebileceğimiz, az sayıdaki virüslerden birisi. | TED | حيث أن هذا الفايروس فيه الكثير من الثغرات بحيث يمكننا القيام بعملية استثنائية جدا |
| Tekrarlıyorum. bu virüs. | Open Subtitles | أكرر, انه الفيروس |
| Demek istediğim, hala bu virüs hakkında çok fazla şaşırtıcı bilgi var. | TED | أعني، لا يزال هناك بعض المعلومات المحيرة عن هذا الفيروس. |
| Ama bu virüs, hücreler arasındaki bağı koparıyor. | Open Subtitles | ماعدا بأنّ هذا الفيروس يعمل من قبل توقّف الروابط بين الخلايا، |
| Bak, daha bu şey ortaya çıkmadan önce bu virüs hakkında çalıştığını biliyorum. | Open Subtitles | أعرف أنك كنت تدرس هذا الفيروس حتى قبل ظهوره |
| Teknolojinizi mahveden bu virüs sadece yayılmaya başladığı yerden durdurulabilir. | Open Subtitles | هذا الفيروس يعطل تقنيتك ، يمكن فقط أن يكون توقف قي النقطة الأصلية للعدوى |
| Çünkü bu virüs yayıIdığında, geriye kalanlarımıza ikinci bir şans bahşedilecek. | Open Subtitles | لأنه عندما يتم اطلاق هذا الفيروس الذين سيتبقون منا سيتم منحهم فرصة ثانية |
| bu virüs geçtiğimiz 20 saat içinde mutasyona uğramış. | Open Subtitles | هذا الفيروس تغيّر في الساعات الـ20 الماضية. |
| 75.000 yıl önce bu virüs dünyayı kırdı geçirdi. | Open Subtitles | منذ 75000 سنة، قضى هذا الفيروس على الحياة على سطح الكوكب. |
| bu virüs, adı her neyse işte, sızarsa normal buğdayı öldürüyor. | Open Subtitles | هذا... هذا الفيروس هذا ما تسعى إليه ، بحيث تترك الشركة |
| bu virüs sadece insanları etkileyen bağışıklık sistemini etkileyen virüs değil mi? | Open Subtitles | أليس هذا الفيروس يعديِ الأشخاص ذو المناعة الضعيفة. |
| El koyduğun bu virüs, Ice-9, Samaritan'a diz çöktürebilir. | Open Subtitles | الفيروس الذي تستولى عليه أيس9 ، يمكنها ان تجعل (السامري) يجثو على ركبتيه |
| bu virüs sadece insanlar içinde hayatta kalabilir. | TED | هذا الفايروس لا يستطيع العيش الا في جسم الانسان |
| bu virüs. Delta'yı gönderin. | Open Subtitles | أكرر, انه الفيروس |