ويكيبيديا

    "bulaşan" - ترجمة من تركي إلى عربي

    • الأمراض
        
    • ينتقل
        
    • تصيب
        
    • المنقولة
        
    • بالعدوى
        
    • ملطخة علي
        
    • أي شخص يعبث
        
    • بالكاد يزعجون
        
    Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, TED إن محاولة تغيير معدلات إنتقال المرض من خلال علاج الأمراض الأخرى التي تنتقل عن طريق الاتصال الجنسي
    Son otuz senede hayvanlarda başlayıp insanlara bulaşan 30 yeni hastalık ortaya çıktı. TED وقد كان هناك 30 رواية من الأمراض المعدية الناشئة أن تبدأ في الحيوانات التي ارتفعت الأنواع خلال ال 30 سنة الماضية.
    Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser. TED ﺷﺨﺺ ﺍﻟﻄﺒﻴﺐ ﻫﺬﺍ ﻋﻠﻲ ﺍﻧﻪ ﻭﺭﻡ ﺗﻨﺎﺳﻠﻲ ينتقل بالاتصال الجنسي يصيب الكلاب
    AIDS cinsel yolla bulaşan ve öldüren bir enfeksiyon. TED إذن, الإيدز هو مرض ينتقل عن طريق الإتصال الجنسي, و هو قاتل
    Bu, daha önce bu virüse hiç maruz kalmamış insanlara bulaşan bir enfeksiyondur. TED هذه هي العدوى التي تصيب البشر الذين لم يتعرضوا أبدًا لهذا الفيروس من ذي قبل.
    Vücudu, kendini havadan bulaşan aşındırıcı maddeye karşı korumaya çalışmış. Open Subtitles كان جسده يُحاول حماية نفسه ضدّ المادّة الآكلة المنقولة بالهواء.
    Kişiden kişiye bulaşan bir şeye benzemiyor. Open Subtitles لا يبدو مرضاً ينتقل من شخص إلى آخر بالعدوى
    Ellerine bulaşan kanımla yaşayabilir misin, Bay Majmudar? Open Subtitles أيمكنك أن تعيش ودمائي ملطخة علي يديك ياسيد مجمودار؟
    Hatta bu kızlar HIV, AIDS ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanıyor. TED وقد يصبن بفيروس ومرض الإيدز وغيرها من الأمراض المنقولة جنسيا
    Cinsel yolla bulaşan hastalığı olanlarla görüşme yapmak üzere işe alınmıştı. TED الأميركية وعمله لقاء الناس الذين ينقلون الأمراض الجنسية
    Eğer literatürdeki verilere bakacak olursanız taşıyıcı araclığıyla bulaşan hastalıkların, taşıyıcı olmadan bulaşanlara göre daha zararlı olduğunu görürsünüz. TED و تستطيع أن تتبين, فقط من الأدب, أن الأمراض التى تنتقل بواسطة النواقل تكون أكثر ضرراً من التى تنتقل بدون نواقل.
    Ve, burada, bir insandan ötekine bulaşan şey bir davranış değil bir normdur. Bir fikir yayılıyor. TED وهنا، الشئ الذي ينتقل من شخص لآخر ليس هو السلوك، بل العادة. فكرة تنتشر.
    Ya içinde çıkmayı bekleyen, hava yoluyla bulaşan bir mikrop varsa? Open Subtitles ماذا لو كان هنالك سمّ ينتقل بالهواء ينتظر ساعة إطلاقه؟
    MRSA genellikle hastane hastalarına bulaşan bir bakteridir. Open Subtitles ستافيلوكوكس هي بكتريا تصيب عادة مرضي المستشفيات
    MRSA genellikle hastanedeki hastalara bulaşan bir bakteridir. Open Subtitles ستافيلوكوكس هي بكتريا تصيب عادة مرضي المستشفيات
    Çalıştığın her yerde aynı şey olmuş o hastanelerin hepsi mikrop kapmış senden bulaşan bir mikrop. Open Subtitles كل مكان عملتي به نفس السنياريو هذه المستشفيات أصيبت بالعدوى ما أصابها كان منكِ
    Ellerine bulaşan kanımla yaşayabilir misin, Bay Majmudar? Open Subtitles أيمكنك أن تعيش ودمائي ملطخة علي يديك ياسيد مجمودار؟
    Karına bulaşan biri olursa onu yokettirebilecek kadar paran olduğunu söyleyen sendin.. Open Subtitles أنت من قال أي شخص يعبث مع إمرأتك سوف تستخدم مالك لتجعله يختفي
    Üstelik bunlar yerel tüccarlara bulaşan sıradan sokak serserileri değil. Open Subtitles هؤلاء ليسوا مجرد أطفال شوارع بالكاد يزعجون التجار المحليون

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد