| Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, | TED | إن محاولة تغيير معدلات إنتقال المرض من خلال علاج الأمراض الأخرى التي تنتقل عن طريق الاتصال الجنسي |
| Son otuz senede hayvanlarda başlayıp insanlara bulaşan 30 yeni hastalık ortaya çıktı. | TED | وقد كان هناك 30 رواية من الأمراض المعدية الناشئة أن تبدأ في الحيوانات التي ارتفعت الأنواع خلال ال 30 سنة الماضية. |
| Veteriner bulaşıcı zührevi tümör teşhisi koydu, köpekleri etkileyen cinsel yolla bulaşan bir kanser. | TED | ﺷﺨﺺ ﺍﻟﻄﺒﻴﺐ ﻫﺬﺍ ﻋﻠﻲ ﺍﻧﻪ ﻭﺭﻡ ﺗﻨﺎﺳﻠﻲ ينتقل بالاتصال الجنسي يصيب الكلاب |
| AIDS cinsel yolla bulaşan ve öldüren bir enfeksiyon. | TED | إذن, الإيدز هو مرض ينتقل عن طريق الإتصال الجنسي, و هو قاتل |
| Bu, daha önce bu virüse hiç maruz kalmamış insanlara bulaşan bir enfeksiyondur. | TED | هذه هي العدوى التي تصيب البشر الذين لم يتعرضوا أبدًا لهذا الفيروس من ذي قبل. |
| Vücudu, kendini havadan bulaşan aşındırıcı maddeye karşı korumaya çalışmış. | Open Subtitles | كان جسده يُحاول حماية نفسه ضدّ المادّة الآكلة المنقولة بالهواء. |
| Kişiden kişiye bulaşan bir şeye benzemiyor. | Open Subtitles | لا يبدو مرضاً ينتقل من شخص إلى آخر بالعدوى |
| Ellerine bulaşan kanımla yaşayabilir misin, Bay Majmudar? | Open Subtitles | أيمكنك أن تعيش ودمائي ملطخة علي يديك ياسيد مجمودار؟ |
| Hatta bu kızlar HIV, AIDS ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanıyor. | TED | وقد يصبن بفيروس ومرض الإيدز وغيرها من الأمراض المنقولة جنسيا |
| Cinsel yolla bulaşan hastalığı olanlarla görüşme yapmak üzere işe alınmıştı. | TED | الأميركية وعمله لقاء الناس الذين ينقلون الأمراض الجنسية |
| Eğer literatürdeki verilere bakacak olursanız taşıyıcı araclığıyla bulaşan hastalıkların, taşıyıcı olmadan bulaşanlara göre daha zararlı olduğunu görürsünüz. | TED | و تستطيع أن تتبين, فقط من الأدب, أن الأمراض التى تنتقل بواسطة النواقل تكون أكثر ضرراً من التى تنتقل بدون نواقل. |
| Ve, burada, bir insandan ötekine bulaşan şey bir davranış değil bir normdur. Bir fikir yayılıyor. | TED | وهنا، الشئ الذي ينتقل من شخص لآخر ليس هو السلوك، بل العادة. فكرة تنتشر. |
| Ya içinde çıkmayı bekleyen, hava yoluyla bulaşan bir mikrop varsa? | Open Subtitles | ماذا لو كان هنالك سمّ ينتقل بالهواء ينتظر ساعة إطلاقه؟ |
| MRSA genellikle hastane hastalarına bulaşan bir bakteridir. | Open Subtitles | ستافيلوكوكس هي بكتريا تصيب عادة مرضي المستشفيات |
| MRSA genellikle hastanedeki hastalara bulaşan bir bakteridir. | Open Subtitles | ستافيلوكوكس هي بكتريا تصيب عادة مرضي المستشفيات |
| Çalıştığın her yerde aynı şey olmuş o hastanelerin hepsi mikrop kapmış senden bulaşan bir mikrop. | Open Subtitles | كل مكان عملتي به نفس السنياريو هذه المستشفيات أصيبت بالعدوى ما أصابها كان منكِ |
| Ellerine bulaşan kanımla yaşayabilir misin, Bay Majmudar? | Open Subtitles | أيمكنك أن تعيش ودمائي ملطخة علي يديك ياسيد مجمودار؟ |
| Karına bulaşan biri olursa onu yokettirebilecek kadar paran olduğunu söyleyen sendin.. | Open Subtitles | أنت من قال أي شخص يعبث مع إمرأتك سوف تستخدم مالك لتجعله يختفي |
| Üstelik bunlar yerel tüccarlara bulaşan sıradan sokak serserileri değil. | Open Subtitles | هؤلاء ليسوا مجرد أطفال شوارع بالكاد يزعجون التجار المحليون |