| Ama önce isteksiz kocan, kalbinde bir Silahşor'un kılıcıyla bulunacak. | Open Subtitles | ولكن أولا , زوجك المعارض سيتم العثور عليه مثقوباً من خلال قلبه بسيف من فارس |
| Kızıl hapları bulunduran asıl suçlu bulunacak. | Open Subtitles | المذنب الحقيقي سيتم العثور عليه |
| kanıt bulunacak. | Open Subtitles | والأدلة سيجدونها |
| Shanti'nin cesedi bu lambanın altında bulunacak. | Open Subtitles | جثّة (شانتي) سيجدونها تحت هذه الثريا |
| Çünkü bir şekilde bulunacak. | Open Subtitles | لأنّه سيُعثر عليها و السؤال الوحيد: |
| bulunacak bir şey yok, değil mi? | Open Subtitles | أقصد، ليس هناك أي شيء ليجدوه أليس كذلك ؟ |
| Sorumlu olan adam bulunacak. | Open Subtitles | HATHORNE: الرجل مسؤولة سيتم العثور عليه. |
| Azad kolayca bulunacak biri değildi. | Open Subtitles | - الرجل الذي من السهل جداً العثور عليه |
| Muhafızlar Colin'i arıyorlar, er geç bulunacak. | Open Subtitles | {\pos(189,217)} (الحراس في الخارج يبحثون عن (كولين وسيتم العثور عليه |
| Shanti'nin cesedi lambanın altında bulunacak. | Open Subtitles | جثّة (شانتي) سيجدونها تحت هذه الثريا |
| Kılıç bulunacak ve ben de serbest bırakılacağım. | Open Subtitles | السيف سيُعثر عليه، وأنا، سأتحرر. |
| Yarın bu saatlerde Starling'de iki ceset bulunacak. | Open Subtitles | في مثل هذه الساعة غدًا سيُعثر على جثّتين في مدينة (ستارلينج) |
| Diğerleri ise Amanda'nın üzerinde bulunacak. | Open Subtitles | والبقية سيُعثر عليها بحياذة (أماندا). |
| bulunacak bir şey varsa bulacaklardır. | Open Subtitles | ،إن كان هناك شيء ليجدوه سيجدوه |
| Bu kişi bulunacak ve sonuçları çok vahim olacaktır. | Open Subtitles | هذا الرجل سيتم العثور عليه، وستكون هناك عواقب وخيمة. |