| Buraya geldi ve oteli satin aldi. | Open Subtitles | إذاً، إنه جاء إلى هنا واشترى الفندق. |
| Başkan şüphelenince geçen haftalarda Buraya geldi ve Macy yüzünden sinirlerime hakim olamadım çünkü Macy kardeşim gibidir, ve sana diyeceğim şu ki cılız korsanda onu tekmeleyebildi. | Open Subtitles | شك العمدة قليلاً بالأمر و جاء إلى هنا الاسبوع الماضي و انتهى بي الأمر أتلقى التوبيخ عن ميسي لأني ميسي هو بمثابة اخي و سأخبرك |
| Adam diğer gün Buraya geldi ve gayet iyiydik. | Open Subtitles | -كلاّ جاء إلى هنا في اليوم الذي يليه وعاملناه بلطف. |
| Sanırım Sharon Buraya geldi ve sonra zarar görmüş olabilir. | Open Subtitles | أظن أن شارون قد أتت إلى هنا و ربما تكون قد تعرضت للأذى |
| Sanırım Sharon Buraya geldi ve sonra zarar görmüş olabilir. | Open Subtitles | أظن أن (شارون) قد أتت إلى هنا و ربما تكون قد تعرضت للأذى |
| Cenazeden sonra herkes Buraya geldi ve ben de ona dondurma verdim, ve... | Open Subtitles | الجميع جاء إلى هنا و أعطيته بعض الآيسكريم و ثم... |
| Buraya geldi ve oteli satın aldı. | Open Subtitles | إذاً، إنه جاء إلى هنا واشترى الفندق. |
| Bir sinema temsilcisi Buraya geldi ve birkaç kız seçti. | Open Subtitles | -لا . وكيل أفلام جاء إلى هنا واختار عدد قليل من الفتيات. |
| Buraya geldi ve... "Bunu benim için sen aldın ahbap." dedi. | Open Subtitles | جاء إلى هنا "لقد أشتريتها منى, فيلا" |