| Bizi bu konuda dinleyecek, bir basın mensubu arıyordum, Burton. | Open Subtitles | كنت أحاول إيجاد شخص، أى شخص من الصحافة ليستمعإلىبشأنهذا الموضوع"بيرتون" |
| Smith'le Burton başlayacak, ilk Smith vuracak. | Open Subtitles | سميث و بيرتون سيبدأون علي ان يكون سميث الاول |
| İngiliz takımı için ilk vurucular Teğmen Smith ve Teğmen Burton. | Open Subtitles | يفتتح الضرب للفريق الانجليزي الرائد سميث و الرائد بيرتون |
| Yaklaşık üç yıl önce Londra'da Howard Burton isminde bir kisi gelip bana dedi ki, temsil ettiğim bir grup ile birlikte bir teorik fizik enstitüsü kurmak istiyoruz. | TED | إذاً منذ حوالي ثلاث سنوات كنت في لندن أتى إليّ شخص يُدعى هوارد بورتون و قال لي أنا أُمثل مجموعة من الأشخاص ونريد أن نُؤسس معهداً في الفيزياء النظرية |
| Bayan Burton'un telefon kayıtlarına baktım, dün gece arama yapılmamış. | Open Subtitles | نظرت في سجل هاتف السيدة بيرتن ولم تكن هناك أتصالات صادرة الليلة الماضية |
| Richard Burton'ın Elizabeth Taylor'a verdiği yüzük gibi. | Open Subtitles | أنا أعلم. وقال انه كان أدخلت على أساس واحد أن ريتشارد بيرتون أعطى اليزابيث تايلور. |
| Belki Kim Burton'u öldürürken yüzünü tırmalamıştır. | Open Subtitles | ربما كنت حصلت على خدش كل حتى عندما قتل كيم بيرتون. |
| Kim Burton hakkında herhangi bir şey hatırlayan birini arıyoruz. | Open Subtitles | نرى ما اذا كان أي شخص يتذكر شيئا عن كيم بيرتون في تلك الليلة. |
| Bayan Burton yatak örtüsünün üstüne margarita dökmüşmüş. | Open Subtitles | ملكة جمال بيرتون انسكب شيء على المفرش لها. وكان مارغريتا. |
| Bu sayede geçmişinizi ve Kim Burton'u neden öldürmek istemiş olabileceğinizi araştırma yetkisine kavuştuk. | Open Subtitles | نحن قادرون على مواصلة تحقيق في الخلفية الخاصة بك ولماذا كنت تريد لقتل كيم بيرتون. |
| İşte benim tanıdığım ve sevdiğim Will Burton. | Open Subtitles | حسناً, هذا ويـل بيرتون الذي اعرفـه واحبـه |
| Sen garip bir tipsin, değil mi, Will Burton? | Open Subtitles | أنت غريب الأطوار، اليس كذلك، ويـل بيرتون ؟ |
| Biliyor musun, dostunun tam adı, Will Burton, Jr? | Open Subtitles | اتعلمين ان اسم صديقك بالكامل ويـل بيرتون جونيور ؟ |
| Benim Ned Burton'la olan ilişkimin onun ölümüyle ne alâkası var? | Open Subtitles | ما دخل علاقتي بـ نيد بيرتون بموته مثلما قلت |
| Chad'in velayeti konusunda Bay Burton'ın, Bayan Burton'ın çocuk ihmali konusunda sağlam deliller bulamadığını görüyorum. | Open Subtitles | في موضوع حضانة تشاد لا أجد أن مستر بيرتون قد قدم أي دليل مقنع بخصوص موضوع إهمال مسز بيرتون للطفل |
| Ve bahtiyarlığınızı da Bayan Burton'a aylık 400 dolar çocuk nafakası vererek paylaşabilirsiniz. | Open Subtitles | و لهذا يمكنك مشاركتك ثروتك الجميلة مع مسز بيرتون بدفع 400 دولار شهريا لنفقة الطفل |
| Zirvedeki Pearl Burton yılda 26 bin kazanıyordu ki bugünün ücretleriyle 49 milyar doları buluyor. | Open Subtitles | في فترة توهجها .. بيرل بورتون تكسب 26 ألف في السنة التي بمقاييس اليوم ستكون أقل قليلاً من 49 مليار دولار |
| Merhaba, ben Geoff Burton. Samuel Mead'le görüşecektim. | Open Subtitles | مرحباً، جيف بورتون انا هنا من اجل صاموئيل ميد |
| Geoffrey Burton Massachusetts Üniversitesi'nden geliyor. | Open Subtitles | جيفري بورتون اتي الينا من جامعة ماساتشوستس، |
| Bakın Bayan Burton, bunu nasıl açıklarım bilmiyorum ama telefonunuz bir suç eyleminde kullanılacak. | Open Subtitles | أنظري سيدة بيرتن لا أعلم كيف أشرح هذا ولكن أعتقد بأن هاتفك سوف يستخدم في جريمة الليلة |
| Bay Burton, sizi ofisimde ağırlamayı çok isterim. | Open Subtitles | أَنا أيمي. السّيد بيرتن, سعيدة لمجيئك لمكتبي. |
| Bay Burton, sizi ofisimde ağırlamayı çok isterim. | Open Subtitles | أَنا أيمي. السّيد بيرتن, سعيدة لمجيئك لمكتبي. |