| cangılda sonsuza dek yaşayamazdınız o kokuya asla katlanamazdınız. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تعيش فى الأدغال إلى الأبد، لا يمكنك أن تتحمل الرائحه |
| Bitkin ve bir deri bir kemik haldelerdi, çoğu cangılda binlerce kilometre yürümüştü. | Open Subtitles | منهكين ومستنزفين وأغلبهم سار الالاف الأميال داخل الأدغال |
| İlerleyiş daha kötü olamazdı yoğun, engebeli cangılda uzun mesafeler ve daima geçecek bir başka nehir. | Open Subtitles | الطريق المقرر لم يكن من الممكن أن يكون أسوء مما كان عليه طريق طويل من الأدغال الكثيفه الجبليه ودائما ما كان يوجد هناك نهر عليهم أن يعبروه |
| Berlin'deyken de bazı anlaşmalar yapacaktın, Ve şimdi bu cangılda da... | Open Subtitles | عقدت صفقةً في برلين و الآن في الأدغال |
| cangılda uzun haftalar. | Open Subtitles | أسابيع طويله فى الأدغال |