| Bütün sorular içinde en akıllıcası ve cevaplaması en zoruydu. | Open Subtitles | بل إنه السؤال الأشد ذكاءً والأكثر صعوبة للإجابة عنه. |
| Herkesin 60 saniye içinde cevaplaması gereken en az iki sorusu oluyor ve karşı tarafın tezini çürütme şansını kullanması size kalmış. | Open Subtitles | الكل لديه فرصة على الأقل لتوجيه سؤالين مع مهلة 60 ثانية للإجابة والأمر عائدٌ لكم إن أردتم منح فرصة لأي منهم للرد والدفاع. |
| Ama soruları cevaplaması gereken sensin. | Open Subtitles | ولكن أنت واحد مع الأسئلة للإجابة. |
| Neden bunu cevaplaması için Buddy'ye bir fırsat vermiyorum? | Open Subtitles | (لَم لا أعطي (بَد الفرصة للإجابة على سؤالك؟ |
| Bu cevaplaması oldukça zor bir soru. | Open Subtitles | .إنه سؤال صعب للإجابة عليه |
| Bay Kirk'ün cevaplaması gereken pek çok soru var. | Open Subtitles | لدى السيد (كيرك) العديد من الأسئلة للإجابة عنها |