| O yüzden baştan yazamıyorsun çünkü tekrar yazmak aldatmak ve yalan söylemektir böylece kendi düşüncelerine ihanet etmiş olursun. | Open Subtitles | اذن لا يمكنك اعادة الكتابة لأن اعادة الكتابة تعني الخداع والكذب وأنت تخون أفكارك |
| Belki de düşüncelerine toplaman için, durmalıyım. | Open Subtitles | رُبما ينبغي علىّ التوقف حتى تستطيع تجميع أفكارك ؟ |
| Nasıl yapacağım hakkında hiç bir fikrim yok, Fakat onun düşüncelerine ve benimkinleri toplamaya yeltendim. bu kitabı oğlum için bıraktım. | TED | لم تكن لدي فكرة عن كيفية فعل ذلك لكني ملتزمة بترجمة أفكاره وأفكاري في كتاب، وترك ذلك الكتاب المنشور لولدي |
| Öyle bir kadın ki, onun varlığının her bir molekülüne işlemiş tüm düşüncelerine sinmiş ve onu bağlılık ve tutkudan oluşmuş bir şeye çevirmişti. | Open Subtitles | المرأة تلك التي تزحف لتمتلك كل جزيئات الوجود تلك التي تستهلك منه كل افكاره و تحوله إلى مخلوق اخر مهوس بالولاء لها |
| Zihnine giremiyorum onun, düşüncelerine, anılarına. | Open Subtitles | لا يمكنني الوصول إلى تفكيرها أو أفكارها أو ذكرياتها.. |
| Çünkü onunla aynı fikirde olmasaydın, düşüncelerine önem vermezdin. | Open Subtitles | لأنك لن تكوني مهتمة بما يعتقده إذا لم تكوني موافقة عليه |
| Olumsuza odaklanıyorsun, Anakin. düşüncelerine hakim ol. | Open Subtitles | أنت تركز على السلبيات يا آنيكين انتبه لأفكارك |
| - Beni kurtaramaz mısın? Özür dilerim. Bir kere düşüncelerine odaklandı mı, nasıl yaparım bilmiyorum. | Open Subtitles | آسف، لا أعلم كيف أفعل ذلك بعد أن يقبض على أفكارك |
| düşüncelerine dikkat et, bir gün sözün olurlar. | Open Subtitles | إنتب إلى أفكارك لأنها تصبح كلمات |
| Bu konudaki düşüncelerine ihtiyacım olacak Schaeffer. | Open Subtitles | أود أفكارك على هذا ، شيفر ، وكنت أقدر |
| Yani düşüncelerine baş başasın. | Open Subtitles | أقصد، أنت وحدك مع أفكارك |
| Bir insanın düşüncelerine serbestçe girebilmek çok aydınlatıcı. | Open Subtitles | إن المرء يصبح أكثر استناره عندما يصبح الوصول إلى داخل أفكاره غير مُقيّد |
| Beni görmezdi bile. Kendi düşüncelerine öyle dalardı ki. | Open Subtitles | و لم يكن يراني كان منغمساً في أفكاره |
| Bir anlığına hakiki mutluluk, memnuniyet duyarsa ona verdiğimiz ruh, bir anlığına düşüncelerine egemen olmazsa ruhu elinden gider. | Open Subtitles | لحظة واحدة من السعادة القناعة... لحظة واحدة من تجديد روحك تصيب أفكاره... وتلك الروح تؤخذ منه... |
| Öyle bir kadın ki, onun varlığının her bir molekülüne işlemiş tüm düşüncelerine sinmiş ve onu bağlılık ve tutkudan oluşmuş bir şeye çevirmişti. | Open Subtitles | المرأة تلك التي تزحف لتمتلك كل جزيئات الوجود تلك التي تستهلك منه كل افكاره و تحوله إلى خلق اخر مهوس بالولاء لها |
| Avukat bey sanığı eylemlerine göre değil düşüncelerine göre yargılayacak sanırım. | Open Subtitles | اذا الان الادعاء العام يريد ان يسجن موكلنا على افكاره - وليس افعاله |
| Onun hafızasına ve tüm düşüncelerine sahibim, onu ben yapan herşeye. | Open Subtitles | لدي كل ذكرياتها وجميع أفكارها... كُلّ شيء يمكن أن يَجْعلُها أنا. |
| Ona göre, bir an iyiyken biraz sonra en derin düşüncelerine doğru sürükleniyor. | Open Subtitles | بقدر ما هي قلقة، منذ دقيقة واحدة كانت بخير، وفي الدقيقة التالية أصبحت تسير على غير هدى في أفكارها العميقة |
| Daniel'ın düşüncelerine rağmen ben yardım edebilirim. | Open Subtitles | رغم ما يعتقده (دانيال) فإن بوسعي المساعدة فعلاً |
| Manny, başkalarının düşüncelerine çok takılıyorsun. | Open Subtitles | (انك تهتم كثيراً بما يعتقده الناس يا (ماني |
| Korku ve düşüncelerine karşı fizyolojik bir tepki vermişsin. | Open Subtitles | قد تواجهك رد فعل فسيولوجية لأفكارك ومخاوفك. |
| Hollanda'da yapılan bir meta-analize göre ilk defa, sanal zorbalık intihar düşüncelerine, çevrimdışı zorbalıktan çok daha fazla neden olmaya başlamış. | TED | تم إجراء تحليل في هولندا أظهر و للمرة الأولى أن التنمّر على الإنترنت كان يقود إلى الأفكار الإنتحارية و بشكل أكبر من التنمّر على أرض الواقع. |
| düşüncelerine ket vurma serbest bırak kendini | Open Subtitles | دع ذهنك يمضي دع نفسك تكون حره |