| Yani, doğada bu renkte gördüğüm bir şeyi düşünemiyorum, bu tona benzer. | TED | لا يمكنني التفكير في أي شيء تراه في الطبيعة يبدو بهذا اللون. |
| Ben de Charlotte Lucas'ın bu evin hanımı olacağını düşünemiyorum! | Open Subtitles | ولاأحتمل التفكير فى أن شارلوت لوكاس ستصبح سيدة هذا المنزل |
| Ayrıca, ben onun baba daha Wyatt için daha iyi bir bakıcı düşünemiyorum. | Open Subtitles | بالإضافة لهذا ، لا يمكننى التفكير فى جليس أطفال لوايات أفضل من أبيه |
| Bir sebep düşünemiyorum. O sapık kayboldu ve şimdi hepimizi öldürecek. | Open Subtitles | يمكننى أن أفكر فى سبب أنه مريض نفسى ويريد أن يقتلنا |
| Eğlenceli bir şarkı bu. Annemin eğlenceli bir şey dinlediğini düşünemiyorum. | Open Subtitles | هذا ممتع، لا أتخيل أمي وهي تستمع إلى موسيقى ممتعة كهذه. |
| Kanser hastası durumunda birinin bu eğlence uyuşturucuları kullanmasını düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا يمكنني تخيل مريضة بالسرطان في حالتها تستخدم عقارات ترويحية |
| Bunu yapmak için buradan daha uygun bir yer düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا يُمكننى التفكير فى مكان أفضل من هنا لفعل هذا |
| Şu an yaptıklarımı düşünemiyorum ve geri almak için hiçbir şey yapamam. | Open Subtitles | لا يسعني التفكير بهذه الأمور الآن ولا أستطيع فعل أي شئ حيالها |
| Eğer fikrini değiştirirsen seni ağırlamayı benden daha çok sevecek birini düşünemiyorum. | Open Subtitles | حسناً إذا غيرت رأيك لا يمكنني التفكير بشخص سيتمتع بشكل أكبر بإستضافتك |
| Ne yemek yiyebiliyorum, ne uyuyabiliyorum, bu davadan başka bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا يمكنني الأكل لا يمكنني النوم لا يمكنني التفكير بأي شيء آخر |
| Sensin yalancı! Acımakmış. Bundan daha iğrenç bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا استطيع التفكير بشيء اكثر قذارة الخسيس ام المثير للشفقة |
| Düşünüyorum ki hava çok soğuk ve doğru düzgün düşünemiyorum | Open Subtitles | رأيي أن الجو باردٌ .. ولا أستطيع التفكير بصورةٍ سليمة |
| Melez bir aile için bundan iyi bir yer düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا استطيع التفكير بمكان أفضل لإنشاء عائلة جميلة متنوعة الأعراق |
| Çok güçlü bir silaha sahip olduğundan başka bir olasılık düşünemiyorum. | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي أفكر فيه الآن هل في حوزته سلاح قوي |
| Ben Oliver'ın bunları onayladığı bir dünya, bir evren, ya da ufacık bir varoluşun olduğu bir yer düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أفكر من العالم أو الكون أو سهل من وجود حيث أوليفر ستوافق على أي من هذا. |
| Şu an doğru düzgün düşünemiyorum bile. Başım çatlayacak sanki. | Open Subtitles | لا يمكنني حتى أن أفكر بوضوحٍ الآن، رأسي يؤلمني كثيرًا |
| yanlış anlamayın ama, sizin gibi bir kızın böyle bir şey isstiyeceğin düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا أقصد التطفل و لكني لا أتخيل فتاة مثلك تريد أن تفعل الكثير |
| Kimsenin karın içinde bu kadar uzun süre kalıpta ayağa kalkabileceğini düşünemiyorum. | TED | فلم أتخيل أن أحداً كان قد بقي في الثلج كل هذه المدة أن يتمكن من النهوض لاحقاً |
| Amerikalılar'ı daha fazla çileden çıkaratacak başka bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | .. لا أستطيع تخيل أى شئ . مما يغضب منه الأمريكان أكثر |
| Sonsuza kadar yaşamanı düşünemiyorum. Artık yiyebilir miyim aşkım? | Open Subtitles | أنا لا أستطيع تخيل أنك تعيش للأبد هل يمكننى أكله الآن ، يا حبيبي |
| O yüzden bunu yapmak için daha iyi bir zaman düşünemiyorum. Gel. | Open Subtitles | هذا هو السبب في أنني لا يمكنني تصور وقت أفضل للقيام بذلك. |
| Margaux benim peşime düşmüştü, ama Jack ile misilleme yapabileceğini düşünemiyorum. | Open Subtitles | مارغو تسعى خلفي ولكن لم أتصور بأنها تنتقم هكذا مع جاك |
| Gondolda senin karşında olmaktan daha mükemmel bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لاشئ لايمكننى ان اتخيل شيئا اكثر متعةً من وجودى فى جندول بالقرب منك ثانية |
| Onun şu an bulunduğu durumdan daha kötü bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا يسعني أن أتخيّل أي وضعٍ أسوء ممّا هو عليهِ الآن |
| beraber delireceğim daha iyi bir grup düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا يمكننى التخيل مجموعه أخرى أكون مجنونه فيها شكراً لكم لحسن إستماعكم |
| belirli rollerde deneyimli bir turne oyuncusu... fakat seni asla 12 çocuk annesi olarak düşünemiyorum. | Open Subtitles | ممثلة جوالة خبيرة فى عدد من الأدوار ولكن لا أستطيع تخيلك أبداً أم لاثنى عشر طفلاً |
| Tüm kasabanın üst üste geçmesini sağlayacak bir güç kaynağı düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا أتصوّر أنّ مصدراً للطاقة يستطيع دمج بلدةٍ بأكملها. |
| Bundan daha güzel bir gün düşünemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أستطيع تخيّل اليوم الأجمل من اليوم. |
| Hayır, seni milyonlarca dolarla düşünemiyorum. | Open Subtitles | كلا، أنا لا أستطيع أن أتخيلك مع الملايين والملايين من الدولارات0 |
| Ben mantıklı düşünemiyorum | Open Subtitles | حضوركَ يُجنّنُني، لا أستطيعُ التَفكير بصورة صحيحة |
| Evlenmemek için iyi bir neden düşünemiyorum. | Open Subtitles | حسنا.لااستطيع ان افكر في اي سبباً جيد يمنعنا من ذلك |