| İnsanlara güvenmeyi öğrenmeyi, daha da önemlisi eski işlerine geri dönmenin cazibesini reddetmeyi. | Open Subtitles | تعلم الثقه بالناس الأخرين و الأهم رَفْض الإغراءِ , للإعتماد على طرقِكَ القديمةِ |
| Daha da önemlisi sanırım Cole'u büyülü güçler kullanırken gördüm. | Open Subtitles | الأهم من ذلك، أعتقد أنني رأيت كول باستخدام القوى السحرية. |
| Daha da önemlisi. Rahat ol! Tamamen rahat! | Open Subtitles | الشيء الأكثر أهمية هو أن تكون بارد الأعصاب بارد الأعصاب جدا |
| Bunlar yasal konular ve daha da önemlisi bu sadece kaba taslak. | Open Subtitles | هذا غير قانوني، والأهم من ذلك أنه ليس من التهذيب في شيء |
| Daha da önemlisi, Genel Perry artık günde iki kez arıyor. | Open Subtitles | الأكثر أهمية , الجنرال بيري الآن على الهاتف مرتين في اليوم |
| Fakat daha da önemlisi, atmosfere üç milyar ton karbondioksit emisyonu salınımını önledik. | TED | لكن الاكثر اهمية هو تجنب انبعاث 3 مليار طن من غاز ثاني اوكسيد الكربون في الغلا ف لجو. |
| Okulu çok fazla sevmedi, ama robotlarla ilgili yarışmalara katıldı, ve farketti ki bir yeteneği vardı, ve daha da önemlisi bunun için gerçek bir tutkusu vardı. | TED | ولم يكن يحب المدرسة كثيراً واشترك في مسابقة الرجال الآلية وادرك انه يملك موهبة في هذا المجال والاهم من كل ذلك .. كان يملك الشغف |
| Daha da önemlisi, gerçekten siyah kadınlara özel hamilelik testi mi satıyorlar? | Open Subtitles | و أكثر أهميه هل يقومون بكل جدية بتسويق إختبار حمل للسود ؟ |
| Daha da önemlisi, kapitalizm tarafından yönlendirilen sadece ekonomik büyüme değil. | TED | والأهم من ذلك، لم يكن النمو الإقتصادي هو الوحيد المُتأثّر بالرأسمالية. |
| Daha da önemlisi, istekliyiz. Bizler imar edilmesi gereken bir dünyaya sahibiz ve kimse bunu bizim için yapmayacak. | TED | و الأهم من هذا كله ، لدينا الدوافع : لدينا عالم يحتاج للإصلاح ، و ليس هناك من سيقوم بإصلاحه من أجلنا. |
| Hepsinden daha da önemlisi ilk duyduğumda bu sesin ne olduğunu bilmiyordum. | TED | و الأهم من ذلك انني لا أعلم مالذي كان عليه صوتها حين سمعته للمرة الأولى |
| Doğru. Ama daha da önemlisi ortada bir yöntem olduğu. | Open Subtitles | هذا صحيح، لكن الأهم من ذلك أن هناك نمط متكرر |
| Ama daha da önemlisi içine kattıklarının büyüklüğü. | Open Subtitles | و لكن, الأمر الأكثر أهمية هو حجم المواد التي ستجمعها |
| Daha da önemlisi, kural tanımaz davranışlarını durduracak ve yok edeceksin. | Open Subtitles | والأهم من ذلك انه يجب ان توقف وتكف عن اعمال التنظيات |
| Taleplerini yerine getirebilmek için vakte ihtiyacımız var ama daha da önemlisi şimdiye kadar kimseyi öldürmediğini tahmin ediyorum. | Open Subtitles | نحتاج لمزيد من الوقت كي نعمل على مطالبك، لكن الأكثر أهمية أنا أرجح أنّك لم تقتل أحد من قبل |
| Daha da önemlisi, doğanın bize harika bir alet kutusu sunduğunu öğreniyoruz. | TED | واكثر اهمية من ذلك ، اننا نتعلم ان الطبيعة زودتنا بصندوق ادوات مدهش |
| Daha da önemlisi bana benzeyen biri var mı? | Open Subtitles | ...والأهم من كل ذلك هل من أحد يشبهني؟ |
| Daha da önemlisi, baş tanığım oldukça yaşlı. | Open Subtitles | والأكثر أهميه أن شاهدى الرئيسى رجل عجوز جدا |
| Babam komşu krallıkta neler olup bitiyormuş onunla ilgilenmiyor onun ilgilendiği şey, İngiltere'deki en büyük, daha da önemlisi en zengin krallık olmak. | Open Subtitles | لا أبي لا يهتم بما يحدث بالمملكة المجاورة والذي صادف أنها أكبر وأهّم |
| Ve daha da önemlisi; ankesörlü telefon kullanan kaldı mı bu devirde? | Open Subtitles | والأهمُ من ذلكـ, لماذا يقدمُ على إستعمال هاتفٍ عمومي؟ |
| Eğer bu savaş devam ederse, bu krallığı yok edecek ancak daha da önemlisi kızımın ruhunu yok edecek. | Open Subtitles | وإن استمرّت الحرب فستدمّر المملكة والأهمّ مِنْ ذلك ستدمّر روحها |
| Anlatmaya çalıştığı şey bu, daha da önemlisi şunu diyor bu konuda bir şey yapamazsa, ...bu konuda bir şey yapmazsa, ...her an patlayabileceğini söylüyor. | Open Subtitles | . هذا هو الذى يحاول إخباره به .. و أهم ما فى الموضوع, يريد أن يخبره .. أنه إذا لم يفعل شيء بحيال ذلك ،إذا لم يفعل شيء حيال ذلك . سوف ينفجر فى أى يوم |
| Daha da önemlisi 2000 hektarlık verimli araziyi size vermeye hazır çiftçilik için huzur içinde. | Open Subtitles | اكثر من ذلك فهو موافق على وهب خمسة آلاف آكر من الارض الخصبة للزراعة |