| Kansas Wesleyan'da sana bir yer bulmaya çalışırız. | Open Subtitles | وسنتدبر الأمر إن لم نستطع إيجاد بيت لك في كانساس ويسليان |
| Büyükbaba, Goa'da sana dükkan açma fikri Rahul'undu. | Open Subtitles | لقد كانت فكرة راهول بأن يفتح فرع لمحل لك في جوا |
| Bu ilişkide senin olan senin olarak kalsın benim olanı da sana veriyorum. | Open Subtitles | يمكنك أن تحتفظ بما كان ملكا لك, في العلاقة لقد تخليت عما هو لي |
| Gamble da sana inanıyor muydu? | Open Subtitles | هل كان يثق بك أيضاً ؟ |
| O da sana karşı boş değil. | Open Subtitles | فقد كانت معجبة بك أيضاً |
| Seattle'da sana olan şeyler seni sen yapan şeyler. | Open Subtitles | مهما حدث لك في مدينة سياتل جعلك ما انت عليه |
| Ve tabii ki,o da sana kaldığı hoteli söyledi,değil mi? | Open Subtitles | وبالتأكيد، قال لك في أي فندق سيبقى فيه؟ |
| Merlin ile Morgana da sana alevlerin içinde eşlik edecek. | Open Subtitles | (ميرلين) والسيدة (مورجانا) سينضموا لك في الجحيم |
| İşin aslı şu ki Primm, Nevada'da sana göre bir iş var. | Open Subtitles | الحقيقة هي أنّ لدي عملاً لك في (بريم) في (نيفادا) |
| Belki de bugün Truro'da sana katılmamamı salık vereceksin. | Open Subtitles | ربما ستنصحني بعدم الانضمام لك في (ترورو) اليوم |
| Sumatra'da sana ait bir pasaport buldum. | Open Subtitles | وجدت جواز سف لك في "سوماترا" |
| Amerika'da sana arkadaş olabilecek biriyle tanıştım. | Open Subtitles | التقيتُ صديقاً جديداً لك في (أمريكا) |
| Greenhaven'da sana ne oldu? | Open Subtitles | ماذا حَدث لك في "جرين هيفن"؟ |
| Quan Thang'da sana ne olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | اعلم ما الذي حدث لك في (خوان ثانق) |
| - Mode 'da sana maaş vermiyorlar mı? | Open Subtitles | -ألا يدفعون لك في (مود)؟ |
| Sorun değil, Bob. O da sana inanmıyor. | Open Subtitles | جيد بوب وهو لا يؤمن بك أيضاً |
| Ve Conrad beklenildiği gibi benden şüphelenmen hoşuma gidiyor ama bilmen gerekir ki başkaları da sana ihanet etti. | Open Subtitles | ويا (كونراد)... يسعدني تشكيكك فيّ، فهذا متوقع منك، لكني أريد منك أن تعرف أن أشخاصاً آخرين يغدرون بك أيضاً. |