| Yalan söyledim. Sırf daha çok para kazanmak için.. Annemi tedavi ettirebilmek için. | Open Subtitles | كذبت لأجمع مزيدًا من المال لأجل علاج أمي. |
| Yalan söyledim. Sırf daha çok para kazanmak için.. Annemi tedavi ettirebilmek için. | Open Subtitles | كذبت لأجمع مزيدًا من المال لأجل علاج أمي. |
| Pazarların bu sihirli kap gibi olduğuna inanıyoruz, sadece bir emre itaat eder: daha çok para kazanmak. | TED | نؤمن بأن الأسواق هي هذا الوعاء السحري تمتثل لأمر واحد فقط: جني المزيد من الأموال. |
| Şimdi, yatırımcıların yalnızca daha çok para kazanmak için yönetimlere değişim yaptırmadığı, çevreyi ve toplumu değiştirmek için bunu yaptırdığı bir dünya düşünün. | TED | الآن، تخيلوا عالمًا حيث يعمل جميع المستثمرين مع الإدارة للقيام بتغيير، ليس فقط من أجل جني مال أكثر، لكن لتحسين البيئة والمجتمع. |
| (Gülüşmeler) Çünkü daha çok para kazanmak istedi. | TED | (ضحك) كان يرغب في جني بعض المال. |