| Artık benim de "arkadaşım nişanlısından dayak yedi" hikayem oldu. | Open Subtitles | و الان اصبح لدى قصة "صديقى تعرض للضرب من خطيبتة" |
| Bir gün öyle bir dayak yedi ki sol kulağı sağır oldu. | Open Subtitles | وبيومٍ ما تعرض للضرب المبرح إلى درجة أنه فقد السمع فى أذنه اليسرى. |
| Bir gün öyle bir dayak yedi ki sol kulağı sağır oldu. | Open Subtitles | وبيومٍ ما تعرض للضرب المبرح إلى درجة أنه فقد السمع فى أذنه اليسرى. |
| Dan dayak yedi ve tutuklandı. | Open Subtitles | دان ، تم ضربه و تم أعتقاله من قبل |
| Aha! Senin çocuk bir bebek kızdan dayak yedi. | Open Subtitles | طفلك تم ضربه من قبل طفلة |
| Herifin biri kavgada dayak yedi. | Open Subtitles | تعرّض رجل للضرب في قتال. |
| Demir küskü*yle dayak yedi, anne. | Open Subtitles | لقد تلقى الضرب بحديده. |
| Bu geceki iki dövüşünde de resmen insafsızca dayak yedi. | Open Subtitles | لقد تعرض للضرب بلا رحمة ـ في مباراتيه اليوم. ـ استرخ! |
| Yemin ederim ki yarısı ölüp dayak yedi. | Open Subtitles | أقسم بالله، لقد تعرض للضرب حتي الموت |
| Tam evimin önünde dayak yedi Stef. | Open Subtitles | أعني، لقد تعرض للضرب خارج منزلييا (ستيف) |
| - Hapishanede dayak yedi. | Open Subtitles | تعرض للضرب في السجن |
| Çünkü dayak yedi... ..ve sayıklıyor. | Open Subtitles | لانه تعرض للضرب ولأنه يهذي |
| Benim oğlum bir kız tarafından dayak yedi! | Open Subtitles | طفلي تم ضربه من قبل فتاة |
| dayak yedi. | Open Subtitles | ولكن تم ضربه |
| - Benim için dayak yedi. | Open Subtitles | لقد تلقى الضرب بدلاً مني |