ويكيبيديا

    "değiştirmez" - ترجمة من تركي إلى عربي

    • يغيّر
        
    • لا يغير
        
    • تغير
        
    • لن يغير
        
    • لايغير
        
    • يُغير
        
    • يُغيّر
        
    • فارق
        
    • لايغيّر
        
    • لا تغيّر
        
    • تُغير
        
    • يُغيّرُ
        
    • يُغيِّر
        
    • يَتغيّرُ
        
    • يغيير
        
    Piyasadaki alışveriş, onların kabulüne göre, alışverişi yapılan malların anlamını veya değerini değiştirmez. TED تداول السوق، كما يفترضون، لا يغيّر المعنى أو القيمة للسلعة التي يتم تداولها.
    Bu sırf biriyle yatmak için kötü bir karar verdiğin gerçeğini değiştirmez. Open Subtitles هذا لا يغيّر حقيقة أنّكَ اتخذتَ قراراً خاطئاً لأنّكَ أردتَ ممارسة الجنس
    Hatta notaları var bende. Bu senin ne istediğini değiştirmez. Open Subtitles أعتقد بأن لديّ النوتة الموسيقية هذا لا يغير مما تريدينه
    Evet, seni yakaladıktan sonra. Bu senin yalan söylediğin gerçeğini değiştirmez. Open Subtitles نعم, بعدما اكتشفت أمرك لا يغير هذا من حقيقة أنك كذبت
    Filmin bağımsız bir bölümü zamanın akışını değiştirmez veya zamanı kapsamaz; ancak parçaların birlikte dizilişiyle ortaya çıkan bir varlıktır. TED لا يتغير إطار واحد في الفلم أو يحتوي على تغير الزمن، ولكنها خاصية تأتي من كيف تلتصق القطع مع بعضها.
    Teal'c'in ölümü geçmişi değiştirmez,... ama devam eden yaşamı hepinizin geleceğine yardım edebilir. Open Subtitles موت تيلك لن يغير الماضي لكن حياته المستمرة يمكن ان تساعد كل مستقبلنا
    Bu hala yarın okul olduğu gerçeğini değiştirmez. Open Subtitles ذلك لايغير في الامر شيئا وستبقى الليله ليلة الدراسه
    Bak, ondan hoşlanıyor olsam bile bu yaptığımız şeyi değiştirmez. Open Subtitles انظر، حتى لو كنتُ معجبة به فذلك لا يُغير ما نفعله نحن
    Bu benim zararıma da olsa, bu hiçbir şeyi değiştirmez. Open Subtitles إنْ حدث ذلك على حسابي فهذا لا يغيّر أيّ شيء
    Ama bu, kendini acındırmak için yalan söylediğin gerçeğini değiştirmez. Open Subtitles ولكن هذا لا يغيّر حقيقة أنك كذبت عليّ لاستدرار عطفي
    Sana bilmek istediğin şeyi söylesem bile hiçbir şeyi değiştirmez. Open Subtitles حتى لو أخبرتك ما تريد معرفة، لن يغيّر شيء.
    Senin farklı olduğunu biliyorum ama içinde bir şeyin seni zehirlediğini değiştirmez bu. Open Subtitles ‫أعلم أنك مختلف ‫لكن هذا لا يغير حقيقة ‫أنه يوجد بداخلك شيء يسممك
    Arada istisnalar olması bu gerçeği aslında değiştirmez. TED ووجود بعض الاستثناءات لا يغير من تلك الحقيقة على الاطلاق
    Ama bu bize 600 bin dolar borcun olduğu gerçeğini değiştirmez. Open Subtitles لكن هذا لا يغير من حقيقة أنك مدين لنا بستمائة ألف دولار
    Makine öğrenmesi sadece oyunculara nasıl baktığımızı değiştirmez ama oyuna nasıl baktığımızı değiştirir. TED فهم الآلة ليس فقط تغير كيف ننظر الى اللاعبين، انها تغير نظرتنا الى المباراة.
    Birincisi, tasarım sadece ürününüzü değiştirmez. TED الدرس الأول التصميم يستطيع تغير ليس منتجك فقط
    Nihayet bu kollar ve bacaklar yerlerinden ayrılır, o gerçekten önemli değildir, çünkü hiçbir şey gerçekten bunu değiştirmez. Open Subtitles بعدما تذهب كل الاذرع و الارجل ادراج الريح فلا يهم هذا حقيقه لانه لا شئ تغير حقيقه عمت مساء يا صديقى العزيز
    Biliyorum, biliyorum, kendim de onu bekletmeye çalışırdım... ama programını değiştirmez. Open Subtitles أعرف، لقد حاولت ان أعطله بنفسي ولكنه لن يغير جدول مواعيده
    Ama bu onun erkeklerle kırıştırdığı gerçeğini değiştirmez ve sense ondan, bunu kabullenmesini istiyorsun. Open Subtitles .. هذا لايغير حقيقة انها في الخارج تعبث مع الرجال وتطلبين منه انه يمتص غضبة
    Çözebildiğimiz sorunları çözmeye bakalım. Onun durumunu zerre değiştirmez bu. Yok artık! Open Subtitles نحل المشكلة التي يُمكننا حلّها ذلك لا يُغير المعادلة، سنقتلها
    Bu yine de cinayetten suçlu olduğunuz gerçeğini değiştirmez. Open Subtitles ذلك ما زال لا يُغيّر من حقيقة كونك مُذنباً بإرتكاب جريمة قتل
    Kocaman dev bir adam olabililirm, ama bu hiçbirşeyi değiştirmez. Open Subtitles أستطيع أَنْ أكُونَ رجل عملاق ضخم، و مع هذا لن يحدث فارق.
    Bak, evlat bu yaptığın şeyleri değiştirmez. Open Subtitles أنظر يابني، هذا لايغيّر ماقمتَ بفعله
    Onu engellemek, meydana geleceği gerçeğini değiştirmez. Open Subtitles الحقيقة أنّك اذا منعت الحدث فانك لا تغيّر الحقيقة بإنّه كان سيحدث
    Ama onların yarısı kadar adamımız olduğumuzu değiştirmez. Open Subtitles لا تُغير حقيقة أن بحوذتنا نصف الرجال.
    Ama bu hiçbir şeyi değiştirmez, değil mi? Tom, yeter. Open Subtitles لَكنَّه لا يُغيّرُ أيّ شئَ، أليس كذلك ؟
    Önceden her kim olursa olsun onun için hissettiklerimi değiştirmez. Open Subtitles .. مهما كان قبل ذلك فهو لا يُغيِّر طريقة شعورى نحوه
    Ve bunların hiçbiri seni sevdiğim gerçeğini ya da mide hastalığında sekiz ay boyunca yanında olduğum gerçeğini değiştirmez. Open Subtitles وكُلّ هذا لا يَتغيّرُ الحقيقة بأنّ أَحبُّك... وبأنّني كُنْتُ الواحد فوق مَعك ومغصكَ لثمانية شهورِ.
    Burada oturup iki Alman orospuyla evcilik oynamak hiçbir şeyi değiştirmez. Open Subtitles جالس هنا تلعب مع عاهرتين المانياتان -ذلك لن يغيير شيء.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد