| Burası da havuz değil, ama en azından doğru zamana geldim. | Open Subtitles | هذا ليس المسبح أيضا ولكن على الأقل وصلت في التاريخ الصحيح |
| Çok iyi değil ama en azından daha kötü hissetmiyorum. | Open Subtitles | ليس بذلك التحسن ولكن على الأقل لا أشعر بتدهور حالتي |
| İyi olduğumuzdan da değil ama en azından kimseyi öldürmeyiz! | Open Subtitles | لا أعنى أننا جيدون ولكن على الأقل نحن لا نقتل الناس |
| Çok bir şey değil ama en azından gururlanacağım. | Open Subtitles | أنت تعلم، ليس بالشيء الكبير، ولكن على الأقل سيحمل فخري. |
| Yani, puma gemi yolculuğu değil, ama en azından tekne gezisi var. | Open Subtitles | أعني، انها ليست لا كروز من طراز كوغار ولكن على الأقل انها لا تزال رحلة على متن قارب. |
| Çığlık atacak kadar değil ama en azından yarışacağımız bir şey aldık. | Open Subtitles | ولكن على الأقل لدينا شئ لنتسابق به |
| Sorun değil ama en azından benim işleri batırdığımı söyleyecek cesaretim var. | Open Subtitles | -لقد خسرت، حسنًا .. ولكن على الأقل كن لديك الشجاعة لتعترف بأن الأمر معد من البداية |
| Dünyanın en iyi işi değil ama en azından hatunları bir kaç burger için kaldırmaya yetecek kadar para kazandırıyor. | Open Subtitles | إنها ليست أعظم فرصةِ في العالم ولكن على الأقل أستطيع تحمل تكلفة إصطحاب الفتياتِ لتناول "هامبرغر" |
| Aslında çok iyi bir yer değil ama en azından çatı damlatmıyor. | Open Subtitles | حسنٌ، ليس... ليس هنالك الكثير لرؤيته ولكن على الأقل هنا السقف لا يسرّب. |