| Hareket algılayıcı dedektörler kimlik tanıma arayüzleri ve retina tarayıcılar var. | Open Subtitles | بعدها هنالك كاشفات للحركة مضاعف الأعطال اسلاك تعريفية وماسحات شبكة العين |
| Modern teleskoplarda daha geniş toplama alanları yüksek hassaslıkta dedektörler vardır ve bunlar aynı nesneyi tek seferde saatlerce takip ederek ondan gelecek mümkün olan en fazla ışığı biriktirirler. | Open Subtitles | التلسكوبات الحديثة لديها مساحات تجميع ضوء أكبر و كاشفات عالية الحساسية تتعقب نفس الجسم لساعات من الزمن |
| 4.. gruptaki bütün dedektörler aynı anda hareket ettiler. | Open Subtitles | كلّ كاشفات المعادن بالمستوى الرابع تم تعطيلها. |
| Herhangi bir havaalanı ya da limana gidersek, nükleer dedektörler bizi saptayacaktır. | Open Subtitles | إن ذهبنا لأي مطار أو ميناء الاَن كاشفات الإشعاعات ستكشفنا |
| En muhtemel 10 hedefe sırt çantalı dedektörler gönderilsin. | Open Subtitles | حسناً، أريد أن تنشر كاشفات الإشعاعات للعشرة الأهداف المحتملة |
| Dev dedektörler içerisinde çarpıştırıyoruz. | TED | نقوم بصدمها داخل كاشفات عملاقة. |