| Briana dün hiç bir şey yemedi, sadece bir kaç avuç diyet hapı. | Open Subtitles | برينا لم يكن لديهم أي شيء للأكل أمس، باستثناء حفنة من حبوب الحمية. |
| Bir kaç diyet hapı haricinde hemen hemen boş. | Open Subtitles | فارغة عمليا، باستثناء بضع حبوب الحمية عسر الهضم. |
| Piyasada binlerce diyet hapı var insanların parasını çalan binlerce sahtekar. | Open Subtitles | توجد الآلاف من حبوب الحمية و آلاف المخادعين الذين يسرقون أموال الناس |
| -Annesi diyet hapı kullandırtmaz. -Evet. Kızının bu haliyle mükemmel olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | لن تعطيها أمها حبوب تخسيس إنها تظنها رائعة كما هي |
| Ama gerçekçi olalım. Hiç de diyet hapı içiyormuş gibi görünmüyor. | Open Subtitles | هيا، فلنكن واقعيين لا يمكن أن تكون تتناول فتاة بهذا الحجم حبوب تخسيس |
| Ona diyet hapı vermedim. Ben öyle bir şey yapmam. | Open Subtitles | لم أعطها حبوب تخسيس لا يمكن هذا |
| Hiç bu diyet işine bulaşmadım, 70'lerde diyet hapı kullandım ama. | Open Subtitles | ...لم أجرب الحميات من قبل بالرغم عن ذلك، أخذت حبوب الحمية في السبعينيات |
| Bunlar diyet hapı değil. | Open Subtitles | ليست حبوب تخسيس |