| Örneğin efsanevi Juilliard, keman eğitmeni Dorothy DeLay'ı düşünün. | TED | على سبيل المثال، فكر في معلمة الكمان جوليارد، اسمها دوروثي ديلاي. |
| Dorothy DeLay'in tarzı ile çalışmış ve kendi döneminin tartışmasız en iyi kemancısı oldu. | TED | لقد تدرب على طريقة دوروثي ديلاي وقد أصبح أعظم عازف كمان في جيله كما يزعم. |
| Dorothy kötü değildir inan. Sadece saftır. | Open Subtitles | لا حبيبي، دوروثي ليست سيئة بحق إنها بلهاء فحسب |
| - O yüzden ders sonrası Dorothy'yle kalmaya bahane lazım. | Open Subtitles | لهذا السبب أريد أن اتي بعذر لأرى دورثي بعد الحصة |
| Dorothy küçük bir kızken, japon balığı onu büyülüyordu. | TED | عندما كانت دورثي صغيرة، كانت مسحورة بسمكتها الذهبية. |
| Çok çabuk kıyafet değiştirdin Leslie. Keşke nasıl yapılacağını Dorothy'ye de öğretsen. | Open Subtitles | لقد استعديت بسرعة يا ليزلى, يجب ان تُعلّمى دورثى كيف تفعل هذا |
| Dorothy hiç düzgün biriyle ilgilenmemişti. | Open Subtitles | أنا سعيدة. دوروثي لا تهتم بآي رجل ذو شأن |
| Dorothy bir kızın sahip olabileceği en iyi, en sadık arkadaştır. | Open Subtitles | دوروثي الصديقة الأقرب و الأكثر إخلاصا لآي فتاة |
| Dorothy bu adamla bir daha asla konuşmaz eğer o adam bana, Lorelei'a zarar verecek olursa. | Open Subtitles | دوروثي لن تتحدث مع ذلك الرجل ثانية لو أساء لي بآي شيء لورولاي |
| Dorothy ve Wendell Wainwright. Avustralya'dan. | Open Subtitles | دوروثي و ويندل و اينرايت إنه من أستراليا |
| Biliyorsun,insanlar gelecek. Ray ve Dorothy bizim tam birer kaçık olduğumuzu düşünüyor. | Open Subtitles | راي و دوروثي يعتقدون اننا هشين بما فيه الكفاية |
| Kartı o göndermemiş. Dorothy adında bir kız. | Open Subtitles | الآن، وقال انه لم يرسل بطاقة، لكن فتاة تدعى دوروثي. |
| Neden Dorothy'yle değilsin? | Open Subtitles | لماذا أنت لست مع دوروثي عند طفلك أن يولد. |
| Selam, bende Chandler, ve Dorothy`leri de tanımıyorum. | Open Subtitles | مرحباً ,أَنا شاندلر ,وليس لدي ادنى فكرة من دوروثي |
| "Uma Thurman, Winona Ryder, Elizabeth Hurley Michelle Pfeiffer Dorothy Hamill"? | Open Subtitles | أوما ثورمان وينونا رايدر اليزابث هارلي ميشيل فايفر دوروثي هاميل راقصة الجليد |
| Dorothy'nin erkek arkadaşına saldıran deli bir kadından başka. | Open Subtitles | ماعدا تلك المرأةِ المجنونةِ التى هَاجَمت صديقِ دوروثي. |
| Bu bir yalandı, fakat benim gerçekliğimdi, tıpkı küçük Dorothy'nin zihnindeki, ters yüzen balıklar gibi. | TED | كان كذبة ولكن كان واقعي. كسمكة دورثي التي تسبح للخلف في عقلها. |
| Haftaya seni Akademi ödülleri'nde görmek için sabırsızlanıyordum fakat Dorothy Kilgallen'ın köşesinde katılmayacağını okudum. | Open Subtitles | كنت أتطلع لرؤيتكِ الأسبوع القادم في حفل الأكاديمية لكن قرأت مقال دورثي كيلجالين أنكِ لن تحضري؟ |
| Günün birinde Dorothy Gish yanıma gelip, kesin bir ifadeyle Küçük Neddy, silahını kap dedi. | Open Subtitles | مرة دورثي جت لي وقالت لي نيدي امسك مسدسك |
| Şimdi, kayakları kaybettin, Dorothy Hamill, Aç şu lanet dükkanı ! | Open Subtitles | الآن اترك الزلاجات,يا دورثي هامل وافتح المتجر المنكوح |
| - İyi ki, Dorothy avukat değil. - İyi ki, ben de değilim. Belki juriye şöyle bağırırdım: | Open Subtitles | من الجيد ان دورثى ليست محامية ولا انا , ربما كنت سأميل على المحلفين, |
| - İnanılmazdı! - Hadi gidelim, Dorothy. | Open Subtitles | لقد كان هذا لا يصدق يا هومر لنذهب يا دوروثى |
| Dorothy Mantooth bir azizedir anladın mı? | Open Subtitles | دورسي مانتوس قديسة هل تتفهمني؟ |
| Flaş haber, Dorothy Kansaslıydı, Harlemli değil. | Open Subtitles | آخر الأخبار، ودوروثي من ولاية كانساس، وليس هارلم. |
| Kız kardeşim yine ne yaptı? Arkadaşım Dorothy'e yaptı. | Open Subtitles | أرادت (زيلينا) خفَّيها المسحورَين لتتمكّن مِن العودة إلى طفلتها |