| Shelley Duvall ve Allen Garfield de yer alacaklar. | Open Subtitles | والظهور المثير لشيلي دوفال و ألين غارفيلد |
| - Gelecek dört yılda yapmayı en çok istediğim şey Duvall sahtekarına haddini bildirmek. | Open Subtitles | شيء واحد أتطلّع إليه ان أضع ذلك المحتال دوفال في مكانه. |
| - Senatör Duvall'in kesin bir harekette bulunacağımız yönündeki endişesini yatıştırmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أننى أحاول تهدئة وافهام السّيناتور دوفال قبل ان يفقد اعصابه |
| Tahmin edeyim, Lacey Duvall'de niye üstünde Portia yazan bir müzik kutusu olduğunu merak ediyorsun. | Open Subtitles | دعني أخمن انت تتسالين لماذا لاسي دوفال كان لديها صندوق موسيقى منقوش لبورشيا ريتشموند |
| Lacey Duvall'e cinsel saldırı muayenesi yapıldı. | Open Subtitles | سيد هاينس لقد اجرينا فحص اعتداء جنسي على لاسي دوفال |
| Lacey Duvall'den alınan DNA Teksas'ta 10 yıl önceki faili meçhul bir davada çıktı. | Open Subtitles | لقد طابقنا الحمض النووي المأخوذ من لاسي دوفال مع قضية غير منتهية في تكساس عشر سنين مضت |
| Deep Impact, Robert Duvall'in olduğu filmdi. | Open Subtitles | التأثير العميق كَانَ الواحد مَع روبرت دوفال. |
| Duvall ve adamları bizi görebiliyor. Biz onları göremiyoruz. | Open Subtitles | دوفال ورجاله يستطيعون رؤيتنا ونحن لانستطيع |
| Marcus Duvall, organize suçlar ve dolandırıcılık. | Open Subtitles | ماركوس دوفال من قسم مكافحة الجرائم المنظمة وفريق القوات الخاصة |
| Aşağılık ortaklarımdan biri ise senin memur arkadaşın Marcus Duvall | Open Subtitles | ـ فرد من أفراد العصابات الحثالة ـ وأحد شركائى فى عملى هو الضابط ماركوس دوفال |
| Duvall ve adamları bizi görebiliyor. Biz onları göremiyoruz. | Open Subtitles | دوفال ورجاله يستطيعون رؤيتنا ونحن لانستطيع |
| bize bir şişe şarap gönderir mesela Bobby Duvall... | Open Subtitles | يرسل لنا زجاجة من النبيذ ربما بوبي دوفال |
| Marjorie Duvall, New Hampshire'ın bu güzel kasabasına boşandıktan 5 sene sonra taşındı. | Open Subtitles | مارجوري دوفال انتقلت هنا لتصوير قرية في جنوب كانست نيوهامتشر بعد طلااقها قبل 5 سنوات مضت |
| Bayan Duvall'ın cesedi bu sabah erken saatlerde spor yapan biri tarafından Güney Gansett'deki tren istasyonunun kullanılmayan bu boş alanında bulundu. | Open Subtitles | جثه السيده دوفال الكتشفت صباح اليوم من قبل عداء في هذه المنطقه النائيه في محيط هذه المحطه على الطريق السريع |
| Ayrıca polise Duvall denen o kadının kimliğini göndermeyeceksin. | Open Subtitles | وانت لن ترسل بطاقة المراة دوفال الى الشرطه |
| Meclis buna karşı çıkacaktır, özellikle de Senatör Duvall. | Open Subtitles | وبصورة رئيسية من السّيناتور دوفال. |
| Senatör Duvall anlamsız bir hırsla... | Open Subtitles | السّيناتور دوفال مدفوع بهذه الرغبة السخيفة... |
| - Çok geç oldu derim Senatör Duvall. | Open Subtitles | سّيناتور دوفال , أعتقد ان الوقت متأخرا |
| Lacey Duvall öldürüldü mü? | Open Subtitles | لاسي دوفال قتلت كانت هنا الليلة الماضية |
| -Bilemiyorum ama Lacey Duvall öldürülmeseydi Patrick Haynes 1,6 milyon dolarla başka bir eyalete kaçardı. | Open Subtitles | لا أعرف لكن اذا لاسي دوفال لم تُقتل باتريك هاينس اعاد اكتشاف نفسه ويصبح متملق اخر قليل المال في ولاية اخرى,لكن أغنى ب 1,6 مليون |