| Kontratı... ...benzer bir unvanla hitap edecektir. | Open Subtitles | أو أي لقب آخر قد يصرح به المهيمن |
| İncelendikten sonra bu cihaz kendi kendini imha edecektir. | Open Subtitles | هذا الجهاز سيدمّر نفسه بعد التحقق |
| - Müvekkilim cinayet suçlamasından berat etmek şartıyla kalpazanlık suçunu itiraf edecektir. - Yetmez. | Open Subtitles | سيعترف موكلي بتهم التزوير و بالمقابل يمنح حصانة ضد تهمة جريمة القتل |
| İlaç etkisini yitirdiğinde ise sizi lime lime edecektir! | Open Subtitles | وعندما يزول مفعول المخدر انها سوف تمزقك من الطرف الى الطرف |
| O sartlari tekrar saglarsak yine itiraf edecektir. | Open Subtitles | لو أننا فقط تمكنا من إعادة خلق تلك الظروف فسيفعلها مجددًا |
| Savunmanın sağında onu takviye edecektir. | Open Subtitles | لذلك سيكون أمامه جهد مضاعف للدفاع من جهة اليمين |
| Bunu inkar edecektir. | Open Subtitles | ستنكر الأمر فحسب |
| Kontratı... ...benzer bir unvanla hitap edecektir. "...okudun mu? | Open Subtitles | أو أي لقب آخر قد يصرح به المهيمن |
| Genellikle baskın olan kişi, canı almakta ısrar edecektir. | Open Subtitles | -حسناً ، المهيمن سيصر على القتل غالباً |
| İtaatkâr, sert sınırlarla ana hatları belirlenmiş aktiviteler istisna olmak üzere Hâkim tarafından uygun ya da zevk verici kabul edilen her tür cinsel faaliyeti kabul edecektir. | Open Subtitles | المحددة في هذه الإتفاقية، المذعن ستوافق على أي... نشاط جنسي يكون مناسباً وممتعاً في إعتقاد المهيمن بإستثناء النشاطات المعنونة بـ "الحدود القصوى" |
| Mr. Scargill' in arkasında durduğu bu faaliyet topluluğu yok edecektir. | Open Subtitles | وبشأن هذا الحدث قال السيّد (سكارغيل) بأنّ هذا الحدث سيدمّر المجتمعات بأكملها |
| 3. ve 13. tümen Changde'yi zorlarsa İmparatorluk Ordusu Changde'yi hızla yerle bir edecektir. | Open Subtitles | إذا دفعنا الفرقة الـ 3 و الـ 13 ... ( معاً لـ ( تشانغد الجيش الإمبراطوري سيدمّر ( تشانغد ) بسرعة |
| - ...sorgulayacaklar. - Babasını bile ihbar edecektir. | Open Subtitles | ـ في غرفة الإعتراف ـ سيعترف على والده |
| Bence yakında suçunu kabul edecektir. | Open Subtitles | أعتقد أنه سيعترف قريباً |
| Arthur'da yarım beyin bile varsa, bunu fark edecektir. | Open Subtitles | إذا كان لدى(آرثر)نصف دماغ سيعترف بهذا |
| Tavuk oyunu bu, pes edecektir.* | Open Subtitles | انها لعبة من الدجاج، وقالت انها سوف كسر. |
| Tüm kalbimle inanıyorum ki size yardım edecektir. | Open Subtitles | وأعتقد من كل قلبي انها سوف تساعدك |
| Onu lanet edecektir. | Open Subtitles | وقالت انها سوف يمارس الجنس معه. |
| O şartları tekrar sağlarsak yine itiraf edecektir. | Open Subtitles | لو أننا فقط تمكنا من إعادة خلق تلك الظروف فسيفعلها مجدداً |
| Savunmanın sağında onu takviye edecektir. | Open Subtitles | لذلك سيكون أمامه جهد مضاعف للدفاع من جهة اليمين |
| İnkâr edecektir. | Open Subtitles | ستنكر ذلك ببساطة |