| Sonunda evlenmeye ikna ettim. Hayatındaki en büyük hata, değil mi? | Open Subtitles | أخيراً اقتنعت بالزواج بي إنه أكبر خطأ في حياتها، أليس كذلك؟ |
| Kasırga çıkınca yapılan en büyük hata pencereleri açıkta bırakmaktır. | Open Subtitles | أكبر خطأ يرتكبونه في العواصف ترك النوافذ مكشوفة |
| Bunu, hayatında yaptığı, en büyük hata olarak nitelendiriyor. | Open Subtitles | أخبرني عنه منذ زمن طويل يدعوه أكبر خطأ إقترفه في حياته |
| Size hiç yapmak en büyük hata olabilir. | Open Subtitles | قد تكون الخطأ الأكبر الذي قد تفعليه يوماً |
| İlerleme aşamasındasınız ve şu anda yapabileceğiniz en büyük hata bunu görmezden gelmeniz olur. | Open Subtitles | أنتَ على وشك الوصول الى خطوة تقدمية و أكبر غلطة يمكنكَ عملها الآن هو أن تتظاهر أن هذا تراجع |
| İnsanların yaptıkları en büyük hata budur. | Open Subtitles | ذلك هو أكبر خطأ يقع فيه الناس، حينما يتوترون، يتحدثون |
| Yapabileceğin en büyük hata söylediğin yalanlara dolanmak o yüzden kendi hayatından kesitler al ve onları kullan. | Open Subtitles | أكبر خطأ يمكنكِ أن تقترفيه هو أن تعلقي بأكاذيبكِ الشخصية لذا سترغبين باقتباس أجزاء من حياتكِ وتستخدميها |
| Reddedersem ve yaptığım en büyük hata olursa n'olur? | Open Subtitles | ماذا لو قلت لا، وكان أكبر خطأ أرتكبه في حياتي ؟ |
| Ama yaptığım en büyük hata güzel bir ağ atarsam | Open Subtitles | ولكن أكبر خطأ اقترفته كان الاعتقاد أنني لو رميت شبكة جميلة، |
| Kendi öz evlâdına "en büyük hata" gözüyle baktığını tahayyül edebiliyor musun? | Open Subtitles | هل تتصورين أنها تقول عن ابنها أكبر خطأ في حياتها ؟ |
| Kişisel olarak, bana kalırsa Batista'nın yaptığı en büyük hata şansı varken Fidel'i öldürmemekti. | Open Subtitles | شخصيـاً, أعتقد... أن أكبر خطأ إرتكبه باتيستا... ... |
| Kişisel olarak, bana kalırsa Batista'nın yaptığı en büyük hata şansı varken Fidel'i öldürmemekti. | Open Subtitles | شخصيـاً, أعتقد... أن أكبر خطأ إرتكبه باتيستا... ... |
| Hayatımdaki en büyük hata arabayı kullanmana izin vermekti. | Open Subtitles | كان أكبر خطأ في حياتي أن جعلتك تقودينها |
| Bu hayatımdaki en büyük hata olurdu. | Open Subtitles | "لكان ذلك سيكون أكبر خطأ أقترفه" اللعنة يا فتاة! |
| Yani, yaptığım en büyük hata eğitimimi tamamlamadan üniversiteden son yılımda ayrılmam. | Open Subtitles | أعني، أكبر خطأ ارتكبته... كان مغادرة الكلية في سنتي الأخيرة وعدم إكمال دراستي. |
| Şimdiye kadar yaptığım en büyük hata seninle arkadaş olmaktı. | Open Subtitles | {\fnAdobe Arabic}! أكبر خطأ ارتكبته هو مُصادقتك |
| Biliyorsun, Tevrat bize "en büyük hata, yaptığımız taahhütlerimizin önüne kendi duygularımızı koymaktır." der. | Open Subtitles | تخبرنا التوراه ان الخطأ الأكبر هو ان نضع مشاعرنا قبل ان نتعهد بالإلتزام |
| Ama bence en büyük hata, yeni bir şey denemememiz olurdu. | Open Subtitles | لكنني أعتقد أن الخطأ الأكبر . هو أن لا نجرّب شيئاً جديداً |
| Onlara kimsenin onlar için senin gibi savaşmayacağını ve eğer seni bırakırlarsa, bunun hayatlarındaki en büyük hata olacağını söyledim. | Open Subtitles | قلتُ لهم... لن يحارب أحد من أجلِهم مثلُك واذا تركوك، فستكون أكبر غلطة فى حياتِهم |
| Hataymış. Yaptığım en büyük hata muhtemelen. | Open Subtitles | كانت تلك غلطة، كانت على الأرجح أكبر غلطة... |