| İyi müzik, eski filmler, kavga etmekten korkmamak gibi. | Open Subtitles | .مثل الموسيقى الجيدة الأفلام القديمة أشياء كهذه أعلمه ألا يخاف التعارك. |
| Çünkü eski filmler için okuldan kaçmıştım. | Open Subtitles | لأنى تغيبت عن المدرسة لأذهب و أشاهد تلك الأفلام القديمة ؟ |
| Karım, eski filmler dışında televizyon seyretmeme izin vermiyor. | Open Subtitles | زوجتي لا تسمح لي حتّى بمشاهدة التلفزيون ما عدا الأفلام القديمة |
| Bütün gece eski filmler izleyelim. Televizyonun önünde sebzeye dönüşelim. | Open Subtitles | دعنا نشاهد افلام قديمه طوال الليل سوف نستلقي امام التلفاز |
| Bütün gece eski filmler izleyelim. Televizyonun önünde sebzeye dönüşelim. | Open Subtitles | دعنا نشاهد افلام قديمه طوال الليل سوف نستلقي امام التلفاز |
| Bir haftadan beri evden çıkmadın ve evde kalıp sürekli eski filmler izleyemezsin. | Open Subtitles | ولأنّك لم تخرج من المنزل منذ أكثر من أسبوع، ولا يمكن أن تبقى بالداخل وتشاهد الأفلام القديمة بدون توقف. |
| Müze tarafında eski filmler gösteriyorlar. | Open Subtitles | يعرضون الأفلام القديمة على جانب المتحف. |
| Laboratuarda 8 mm'lik eski filmler için bir projektör var... paranormal olaylar için... | Open Subtitles | لدى المعمل عارض أفلام 8 مللم ... من أجل الأفلام القديمة أو الأحداث الفائقة للطبيعة |
| Cuma akşamları birlikte eski filmler izleriz. | Open Subtitles | نحن نشاهد الأفلام القديمة معا كل جمعة |