| Evet ama ankesörlü telefonun yanında durdu ve telefon faturasında görünmesini istemediği iki arama yaptı. | Open Subtitles | أجل، لكنها توقفت عند هاتف عمومي وأجرت مكالمتين، لا تريد ظهورهما في فاتورة الهاتف خاصتها |
| Çünkü senin baban telefon faturasında bizim numarımızı görüyor. | Open Subtitles | لأن والدكِ سوف يرى رقمنا على فاتورة الهاتف. |
| Gelecek ayın faturasında "ödenmiş" olarak görülecek. | Open Subtitles | سيظهر كمدفوع في فاتورة الشهر القادم |
| Sonuçta Frank'in numarasının kocanın faturasında gözükmesini istemezsin. | Open Subtitles | بعد كل شيء، لم تودي من رقم "فرانك" أن يظهر على فاتورة زوجك. |
| Yükleme faturasında paket boyutu efedrin kasasıyla tam uyumlu. | Open Subtitles | فاتورة التوصيل تصف أبعاد الطرد بنفس أبعاد صندوق الـ"إيفيدرين". |
| Senin adın da elektrik faturasında yer alıyor ama benimki yok. | Open Subtitles | واسمك على فاتورة الكهرباء والألغام ليست |
| Aslına bakarsan elektrik faturasında da senin adın yazıyor. | Open Subtitles | . = = في الواقع، اسمك على فاتورة الكهرباء. |
| Telefon faturasında şüpheli bir işlem var mı? | Open Subtitles | أي نشاط مشبوه على فاتورة الهاتف؟ |
| Dave'in telefon faturasında, işimize yarayacak başka şeyler de olmalı. | Open Subtitles | لا بد أن هناك شيء آخر سيساعدنا في فاتورة هاتف (دايف) |
| Ve, izlediğini-öde faturasında "Yeni Ay" vardı. | Open Subtitles | وفليم "نيو مون" في فاتورة المدفوعة لكِ |
| Daha doğrusu, telefon faturasında. | Open Subtitles | ...لذا حسنٌ، في الواقع، فاتورة الهاتف |
| Opower şirketi, elektrik faturasında insanların tüketimini benzer evlere sahip başka insanlarınkiyle kıyaslıyor. | TED | ترسل شركة (opwer) للأشخاص في فاتورة الكهرباء ملحق قصير يُقارن الاستهلاك الكهربائي لأولئك الأشخاص مع أشخاص منازلهم أحجامها مشابه لهم |
| - Bill'in telefonu Adam'ın telefon faturasında vardı. | Open Subtitles | -كان رقم (بيل) على فاتورة هاتف (آدم) |