| Babam 49 yaşında kalp krizinden ölene kadar fil gibi çalıştı. | Open Subtitles | أبي ظل يعمل بدون توقّف مثل الفيل حتى مات بعمر الـ 49 |
| Ya da, çok zahmet olduğumuz zaman ya da fil gibi gezdiğimde. | Open Subtitles | أوعندما أصبح عبئاً عليكم أكثر من اللازم فقط أخبروني، وسوف أبتعد عنكم مثل الفيل |
| Zürafaların tadı aynı fil gibi. | Open Subtitles | هذه مؤخرتك تبدو تماماً مثل الفيل |
| Eğer yapmadıysa, lütfen, eve bir fil gibi dönmemek için büyük çaba gösteren Tonga misyonerini unutma. | Open Subtitles | اذا كان الامر كذلك, تذكري المبشر في تونكا الذي يبذل جهده للعودة للمنزل و ان لا يبدو كالفيل |
| Porselen dükkanındaki fil gibi mi? | Open Subtitles | ثور في متجر خزفي ؟ |
| Duyacak seni. fil gibi kulakları var. | Open Subtitles | .صه، سوف تسمعك .لديها أذن مثل الفيل |
| Bir fil gibi bağırıyorum. | Open Subtitles | تجعلني اصيح مثل الفيل |
| Cildim fil gibi buruş buruş. | Open Subtitles | . بشرتي واهية , مثل الفيل |
| - Bir fil gibi mi? | Open Subtitles | مثل الفيل ؟ |
| Çok güçlü ol bir fil gibi | Open Subtitles | مثل الفيل |
| Foreman bir fil gibi dokunmuş olsa gerek. Tamam Roz. | Open Subtitles | لا بدّ أن يد فورمان ثقيلة كالفيل |
| Daha sonra benim bir fil gibi olmam hakkında dert yandı. | Open Subtitles | و تشتكي أنني كالفيل |
| Şey, camcı dükkanına girmiş fil gibi oldu diyelim. | Open Subtitles | إنه مثل ثور في محل خزفيات |