| Butonların basılı olduğunu gördüğünü biliyorum. | Open Subtitles | وأنا أعلم أنك رأيت أزرار الضغط. |
| Bu şerefsizi gördüğünü biliyorum! Bu civarda oturuyor! | Open Subtitles | أعلم أنك رأيت هذا الوغد، إنه يقطن هذا الحي! |
| Bu şerefsizi gördüğünü biliyorum! Bu civarda oturuyor! | Open Subtitles | أعلم أنك رأيت هذا الوغد، إنه يقطن هذا الحي! |
| Haritayı gördüğünü biliyorum. | Open Subtitles | انا اعلم انك رأيت الخريطه |
| Bir şeyler gördüğünü biliyorum. İnsanlar. | Open Subtitles | أعرف أنك ترى أشياء، بشر |
| Carlos, bunu bir intihar görevi olarak gördüğünü biliyorum. | Open Subtitles | كارلوس، وأنا أعلم أنك ترى هذه بمثابة مهمة انتحارية |
| gördüğünü biliyorum. | Open Subtitles | وأنا أعلم أنك رأيت ما حدث. |
| Hadi ama, Chuck. Gazeteyi gördüğünü biliyorum. | Open Subtitles | (اوه بالله عليك يا (تشاك أعلم أنك رأيت الصحف |
| Chuck, Blair ile Louis'in bu gece bir etkinliğe gittiği hakkındaki yazıyı gördüğünü biliyorum. | Open Subtitles | تشاك) ، أعلم أنك رأيت الرسالة) (التي تتكلم حول بلير و (لوي وذهابهم إلى المناسبة هذه الليلة |
| David senin de gördüğünü biliyorum. Bu da hâlâ bir şans var demektir. | Open Subtitles | (دافيد)، أعلم أنك رأيت ذلك، هذا أن هناك فرصة. |
| Dinle. Bugün Peder Lucas'ı gördüğünü biliyorum. | Open Subtitles | إسمع , اعلم انك رأيت (لوكاس) اليوم |
| Bir şeyler gördüğünü biliyorum. İnsanlar. | Open Subtitles | أعرف أنك ترى أشياء، بشر |
| Kirin Tor'un göremediğini gördüğünü biliyorum. | Open Subtitles | وأنا أعلم أنك ترى ما لا يمكن للكيرين تور. |