| Yaşıtım çocukları ne kadar hızlı diğer yöne itebildiğimi göreyim diye mi? | Open Subtitles | حتى استطيع أن أرى مدى سرعتي في جعل الرجال الذين في عمري |
| Amerikan konsolosunu göreyim mi? O belki bu işi halletmenize yardımcı olur. | Open Subtitles | هل تقترح أن أرى القنصل الأمريكي وأجعله يساعدك في ترتيب الموضوع؟ |
| Bırak da o güzel yüzünü bir göreyim. Dünyanın en güzel yüzü. | Open Subtitles | دعينى أرى الوجه الجميل . الوجه الأكثر جمالاً فى العالم كله |
| Siz arabadakiler, ellerinizi göreyim lütfen. | Open Subtitles | الناس داخل العربه, دعوني ارى ايديكم رجاءاً. |
| İçine sadakat ve hayat boşalttığın o delikleri göreyim. | Open Subtitles | أرني حفر الحقن التي تٌغرق حياتك وولائك بها |
| - Yalvarırım şu notları göreyim. - Hayır. | Open Subtitles | بروفسير أتوسل إليك دعني أرى هذه المذكرات |
| Ne kadar çok... görürsem göreyim, hala silahlara... alışamadım. | Open Subtitles | لا يهم 000 ولكنى بمجرد أن أرى الأسلحه لا أستطيع أن 000 |
| Ne kadar çok görürsem göreyim, hala silahlara alışamadım. | Open Subtitles | لا يهم ولكنى بمجرد أن أرى الأسلحه لا أستطيع أن أعتاد عليهم |
| 51'den bileti olmayan kişilerin ellerini göreyim. | Open Subtitles | ' واسمحوا لي أن أرى بعض أيدي 51 الذين ليس لديهم تذاكر الطيران. |
| Hey alt ranzadaki. göreyim seni. | Open Subtitles | أنت، على السرير الأسفل، دعني أرى بعض الجلد |
| ..sana bakıp, kimlik göreyim diyor. | Open Subtitles | يبحث عنك في ألأسفل ويقول هل من ألممكن أرى هويتك |
| Şimdi gülün ve kafalarınızı sallayın, ve göz bebeklerinizi açtığınızı göreyim | Open Subtitles | إبتسم الآن وإحني رأسك ودعني أرى مقل عيونك العريضة |
| Ellerini kaldır. Ellerini göreyim, Ellerini görmek istiyorum! | Open Subtitles | إرفع يديك للأعلى، أرنى يداك أريد أن أرى يديك |
| göreyim bir kere. | Open Subtitles | هيا دعني أرى ما لديك جيمعنا في نفس النادي |
| Hadi, seninkini göreyim. | Open Subtitles | هيا دعني أرى ما لديك جيمعنا في نفس النادي |
| Biri şu sıçtığımın göz bağını çözsün de gelinimi göreyim. | Open Subtitles | شخص ما ينزع هذي العصبة عني واسمحوا لي أن ارى عروسي |
| Hadi! Topu fırlat, Swifty. En iyi atışını göreyim. | Open Subtitles | هيا،ارمى الكرة أيها الناعم دعنى ارى ما لديك |
| Gel buraya evlat. Kimlik numaranı göreyim. | Open Subtitles | تعال غلى هنا يا بني و أرني هويتك |
| Her patates bulduğunda ben göreyim diye kaldırıp gösterdi. | Open Subtitles | وفي كلِ مرةٍ يجدُ فيه بطاطا يرفعها لكي أراها. |
| Yüzünüzde bunu göreyim. Sesinizde bunu duyayım. | Open Subtitles | دعوني أري ذلك علي وجوهكم وأسمع ذلك في أصواتكم |
| Bu arada, ellerini göreyim. Tebdilimekân eyleyeceğiz. | Open Subtitles | الآن دعني أرَ يديك، سنغير الأماكن |
| Bunu sakın yapma. Şimdi şu lanet olası silahı göreyim. | Open Subtitles | لا تفعل هذا ابدا و الان ارني السلاح اللعين |
| Seni bir göreyim dedim, her şey yolunda mı diye yani. | Open Subtitles | كنتُ أتفقدك فحسب وأرى إن كان كل شيء على ما يرام |
| Dedektif. Cep telefonlarınızı göreyim. | Open Subtitles | أنا محققة اسمحوا لي برؤية هواتفكم الخلوية |
| Gecenin bir yarısı, bir kızın karşısına çıkıp "bir göreyim haydi bir kerecik göreyim" diyen kişi sapıktır demiştin. | Open Subtitles | نعم . تذهب لفتاه في منتصف الليل وتقول دعيني اري مره واحده دعيني ارى . |
| Nasıl göreyim, altı yıldır savaşıyorum buralarda | Open Subtitles | كيف يمكنني ان اراها ؟ وانا اشارك بالحرب منذ 6 سنوات |
| Reade, senin sıran. Kır şunu. FBI, ellerini göreyim! | Open Subtitles | اكسره المخابرات الفدرالية أريني يديك |
| Tezgâhın arkasındaki hanımlar ellerinizi göreyim ve alarma basmayın. | Open Subtitles | السيدات وراء العداد، ارفعوا أيديكم حيث نراها وليس على جرس الإنذار |
| Şey, en azından ilk sen başlasana, ben de göreyim ne yapılacağını? | Open Subtitles | حسنا، هل بأمكانك على الاقل ان تذهب لارى ماذا سأفعل؟ |