| Sahte gülümsemeler kişinin kendisini incitebilir. | Open Subtitles | بينما الابتسامات الكاذبة قادرة على إيذاء صاحبها |
| Sınıfımızdaki yüzlerdeki ışıltılı gülümsemeler... | Open Subtitles | برؤية الابتسامات المشرقة على وجوه الطلاب |
| Piknik olmayacak veya rahatça gülümsemeler. | Open Subtitles | لا نزهات ولا إبتسامات صريحة |
| Piknik olmayacak veya rahatça gülümsemeler. | Open Subtitles | لا نزهات ولا إبتسامات صريحة |
| Fakat gülümsemeler ve gözyaşları yıllar boyunca en güçlü duygularımı tersine çevirdiler. | Open Subtitles | ولكن الإبتسامات والدموع عبر السنين مازالت تعصف بضربات قلبي |
| Fakat gülümsemeler ve gözyaşları yıllar boyunca en güçlü duygularımı tersine çevirdiler. | Open Subtitles | ولكن الإبتسامات والدموع عبر السنين مازالت تعصف بضربات قلبي |
| Başım dik ve neşeyle yolda yürümenin ne kadar zor olduğunu fark eden yabancılardan gülümsemeler de aldım. | TED | لكني أيضا تلقيت ابتسامات من غرباء عرفوا معنى كونك تسير في الشارع بخطوة ثابتة ورأس مرفوع |
| gülümsemeler için minnettar olalım. | Open Subtitles | لنكون ممتنين من أجل الابتسامات |
| Yoksa gülümsemeler için mi oynarsın? | Open Subtitles | أم أنك لن تقبله و تقبل الابتسامات فقط؟ |
| Bakışlar, zoraki gülümsemeler. | Open Subtitles | العيون , الابتسامات |
| Ama karısı Elia Martell'in yüzüne bakmadan geçti ve tüm gülümsemeler söndü. | Open Subtitles | حتى مر من أمام زوجته (إيليا مارتيل) وماتت كل الابتسامات حينها |
| Ama karısı Elia Martell'in yüzüne bakmadan geçti ve tüm gülümsemeler söndü. | Open Subtitles | حتى مر من أمام زوجته (إيليا مارتيل) وماتت كل الابتسامات حينها |
| gülümsemeler. | Open Subtitles | الابتسامات. |
| Günaydın, Kate. Artık gülümsemeler yoktu. Sadece o bakış vardı. | Open Subtitles | صباح الخير (كايت) ولا إبتسامات فقط تلك النظرة |
| -ve "suratsız gülümsemeler." | Open Subtitles | - "و "إبتسامات بدون وجوه . |
| - Suratsız gülümsemeler. | Open Subtitles | - إبتسامات بدون وجوه . |
| Ya da yılların acısını ve kalp ağrısını gizleyen yapay gülümsemeler. | Open Subtitles | أو مع الإبتسامات المصطنعة التي تكون قناع لسنوات من الألم ووجع القلب |
| Onu onaylayan gülümsemeler artık tüm sınıfa yayılmıştı ve o anda tüm öğrencilerimin onunla aynı tarafta olduğunu anladım, belki not tuttular veya kitaptaki tanımlamaları ezberlediler ama hiçbiri gerçekten ana fikirleri anlamadı. | TED | ثم ظهرت الإبتسامات المتعاطفة عبر الفصل كله، و أدركت أن طلابي جميعهم في نفس المركب، إنهم يقومون بتسجيل الملاحظات و يقومون بحفظ المصطلحات من الكتاب المدرسي، و لكن لم يكن أي منهم يفهم على وجه الدقة الأفكار الرئيسية. |
| Kocaman gülümsemeler. | Open Subtitles | تلك الإبتسامات الواسعة |
| Duygularınızı örtmek için kullanabileceğiniz gülümsemeler de var. | Open Subtitles | إذن هناك ابتسامات لإخفاء ما تشعر به |
| "gülümsemeler ya da gözyaşları" | Open Subtitles | خلال الإبتساماتِ أَو خلال الدموعِ |