| O gardiyanları flüt gibi çalıyorum. Bir grup flüt gibi, birkaç tane. | Open Subtitles | أنا أتلاعب بهؤلاء الحراس وكأنني أعزف الناي مجموعة من النايات، نايات كثيرة. |
| 18 ay boyunca gardiyanları hiç anlamadım ama onu anlıyorum. | Open Subtitles | لمدة 18 شهر , لم أستطيع فهم الحراس وأما هى فأفهمها |
| Hayır, bence siz öldürdünüz! Bence gardiyanları siz öldürdünüz. | Open Subtitles | لا، أعتقد أنك الذي قتلتهم أعتقد أنك قتلت الحراس |
| Hapishane gardiyanları da projeyle ilgili çok heyecan duyduklarından, hapishanelerde Bilim ve Sürdürülebilirlik Semineri başlattım. | TED | لأن حراس السجن كانوا متحمسين للغاية حول هذا ايضا بدأت ندوة العلوم والاستدامة في السجون |
| İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon gardiyanları hapishaneye yeni bir mahkum geldiği zaman eski mahkumlardan birini öldürürlerdi. | Open Subtitles | حراس المعسكر الياباني في الحرب العالمية الثانية دائماً يختاروا رجل واحد لقتله كلما تصل دفعة جديدة من السجناء |
| Çamaşırhanedeki gardiyanları uyarın. Acil durum söz konusu. | Open Subtitles | نبهوا الحرّاس بالمغسلة.لدينا أمرٌ طاريء. |
| Doğru ve eğer şimdi boyun eğersem, mahkûmların hepsine gardiyanları öldürmeleri için davetiye çıkarmış olurum. | Open Subtitles | يرسل رسالة حول منافع حرّاس السجن القاتل. هناك مؤامرة في العمل هنا. |
| gardiyanları öldürmeyi bırakmam için bana kablo verirlerdi hapishanede. | Open Subtitles | لقد سمحوا لي بمشاهدة التلفاز بالسجن كي أتوقف عن قتل الحراس. |
| gardiyanları yollayıp ,saraya getirtebiliriz değil mi? | Open Subtitles | لندع الحراس يوجهون له دعوة للقصر، هل نفعل؟ |
| gardiyanları mahkemeye çıkarmalıyım. Wilkinson'u mahvetmeliyim. | Open Subtitles | من الأفضل أن نذهب خلف الحراس سأسعى انا وراء وليكنسن |
| Cindy, Libby, Sheen gemiyle gelene dek gardiyanları oyalayın. | Open Subtitles | سيندي، ليبي،اشغلوا الحراس إلى أن يصل شين بالسفينة |
| gardiyanları satın alıyorlar Görmezlikten gelmeleri için | Open Subtitles | إنهم يرشون الحراس فيتحول الحراس الى عيون مغلقه |
| gardiyanları ve destek elemanlarını çektik. Gemi onların. | Open Subtitles | لقد سحبنا كل الحراس وكل ماهو رسمي لانها سفينتهم |
| gardiyanları sizin kadar dikkatli izlediğim söylenemez ama dün bir şey farkettim. | Open Subtitles | أنا واثق أنني لم ألحظ سلوك الحراس بقدر ملاحظتكما يا رفاق لكنني لاحظت شيئاً يوم أمس |
| İlaç falan içmiycem, gardiyanları çağır ki gidebileyim Gardiyan ! | Open Subtitles | لن أتناول الحبوب استدعي الحراس ليخرجوني من هنا |
| Bunların bazıları güzel yerler. Ben gardiyanları daha izbe yerlerde kalan tipler sanıyordum. | Open Subtitles | إنّها أماكن جميلة، ظننتُ أنَّ الحراس يميلون لأمور "سرير المسامير" وما إلى ذلك |
| Hangi gardiyanları satın aldıklarını bilmiyorsun. | Open Subtitles | أنظر إلي, أنت لا تعرف عدد الحراس الذين أعطوهم رشوة. |
| Bunları daha önce de etrafta gördüm. Hapishanemin gardiyanları. | Open Subtitles | اجل , لقد ارأيتهم بالجوار اثنان من حراس سجني |
| Bunları daha önce de etrafta gördüm. Hapishanemin gardiyanları. | Open Subtitles | اجل , لقد ارأيتهم بالجوار اثنان من حراس سجني |
| Hapishanedeki tüm gardiyanları bıçaklayan manyak mıydı bu? | Open Subtitles | هل ذاك هو المختل الذي قام بطعن حراس السجن ؟ |
| Telsizin başına geç. Kalan gardiyanları görev yerlerinden çek, bir seferde tek devriye gezsin. | Open Subtitles | تحدّث بالراديو، وأسحب الحرّاس المتبقين من مواقعهم لدوريّة واحدة في المرّة الواحدة |
| Ortalığı kokutuyordu, bu da gardiyanları öldürüyordu... ama eti müthiş yapıyordu. | Open Subtitles | رائحة طبيخه كانت رائعة وكان يطبخ طعاماً شهياً |