| Oraya gidişi, evlilikle alakalı sorunlar yaşadığına dair bir kanıt niteliği taşıyor öyle değil mi? | Open Subtitles | ألا يدعم ذهابه لهناك إدعاءات وجود مشاكل زوجية؟ |
| - Oraya gidişi gizli tutulmadı mı? - Tutuldu. | Open Subtitles | ظننت أن ذهابه إلى هناك كان سراً |
| Aslında gidişi pek de çabuk olmadı. | Open Subtitles | لم يكن الأمر سريعاً.أعني ذهابه |
| gidişi tam bir felaketti. Benim için de öyle. | Open Subtitles | لقد كان رحيلها فاجعة، وبالنسبة لي كذلك. |
| Eyvah! Dişinin gidişi yeterli cevap. | Open Subtitles | يا للعجب ، رحيلها يقول كل شيء |
| Belli ki Amy'nin gidişi seni çok üzmüş ve yerini de birkaç kediyle doldurmaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | أنت من الواضح بخصوص (آيمي) و رحيلها وتحاول استبدالها بحفنة من الأقطاط |
| May'in üssü terk ederken bir kaydı birkaç dakika sonra ön kapıdan çıkıp gidişi... sadece o. | Open Subtitles | الكاميرا تُظهر (ماي) أثناء رحيلها من القاعدة، بعد رحيلنا بعدة دقائق خلال الباب الأمامي... وحدها. |