| - Tweener'ın hücre hapsine gitmesini istemez, çünkü ona orada ulaşamaz. | Open Subtitles | لماذا كذب؟ لا يريد أن يهذب (توينر) للحبس الانفرادي لأنه لا يمكنه الوصول إليه هناك |
| - Neden hücre hapsine gitmiyorsun? | Open Subtitles | لم لا تذهب للحبس الانفرادي |
| Kendini koruman için seni hücre hapsine koydular. | Open Subtitles | وضعوك في الحبس الانفرادي لحمايتك |
| Seni hücre hapsine koyuyorum. | Open Subtitles | أنا أضعك في الحبس الانفرادي. |
| Yalan söylediğini öğrenirsem bir dahaki sefere sen hücre hapsine gidersin. | Open Subtitles | إن اكتشفت أنك تكذب، في المرة القادمة ستكون أنت في المنفردة |
| Onun yerine hücre hapsine soktum. - Ne? O nasıl oldu? | Open Subtitles | حاولت وعوض ذلك تسببت بسجنه في المنفردة |
| Ve gönüllü olarak hücre hapsine girdi. | Open Subtitles | ودخل طوعاً الحبس الإنفراديّ. |
| Kil, yaptıklarından pişman olduğu için eve geri döndü. Ve gönüllü olarak hücre hapsine girdi. | Open Subtitles | ندم (كيلوا) على ما فعل، ودخل طوعًا الحبس الإنفراديّ. |