| Eğer bir aile olmakla ilgilenmiyorsanız o zaman birlikte olmayı hak etmiyorsunuz demektir. | Open Subtitles | لانه ليس لديكم اي اهتمام بشان عائلتكم انتم لا تستحقون اي وقت معاً |
| Siz, ateş mangasının askeri saygınlığını hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | أنتم لا تستحقون الشرف العسكري للإعدام رميا بالرصاص |
| Ciddi olamıyorsanız, evlenmeyi hak etmiyorsunuz! | Open Subtitles | لو لم يمكنك أن تكون جادا فأنت لا تستحق أن يتم زواجك |
| Onu bile hak etmiyorsunuz... | Open Subtitles | أنتي لا تستحقينه حتى .. |
| - Harçlığı hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | -أنتما لا تستحقان علاوة |
| Olaya nasıl bakarsam bakayım, bunu hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | لاتهم الطريقة التي أنظر بها للامور انتِ لا تستحقي هذا |
| Ve gerçeği bilmeyi hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | ... و لا تستحقون أن تعرفوا الحقيقة , و بالمناسبة أيضاً |
| Kendinize samuray demeyi hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | لا تستحقون اطلاق على أنفسكم لقب محاربي الساموراي |
| Ömrünüz boyunca yalnız olacaksınız. Bunu hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | سوف تكون وحيدا طوال حياتك انتم الاثنين لا تستحقون ذلك |
| Bir şey söyleyeyim mi? Siz rock yapmayı hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | أنتم لا تستحقون أن تعزفوا الروك |
| Bu önlükleri hak etmiyorsunuz, tamam mı? | Open Subtitles | أنتم لا تستحقون هذه المعاطف حسناً؟ |
| İblis avcısı olmayı hak etmiyorsunuz! | Open Subtitles | انتم لا تستحقون لقب صائد الوحوش |
| Bu da sizi ikna etmediyse belki de istediklerinize kavuşmayı hak etmiyorsunuz demektir. | Open Subtitles | و في حال لم تقتنع بما قلته فمن المحتمل بأنك لا تستحق أن تتحقق أمانيك |
| Üzgünüm Datak. Bunu hak etmiyorsun. Hiçbiriniz hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | أنا آسفة، داتاك أنت لا تستحق هذا ولا أحد منكم |
| Bağışlanmayı hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | كما تعلم، أنتَ لا تستحق السماح |
| Açıkçası, burayı hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | أنت لا تستحقينه. |
| - Siz bunu hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | -أنتما لا تستحقان هذا ! -نعم! |
| O gözleri hak etmiyorsunuz. | Open Subtitles | انت لا تستحقي أن يكون لديك بصر |