| Kimse bana bunları anlatmamıştı. Daha önce hiç hamile kadın görmedim. | Open Subtitles | أحدا ما أخبرني يوما بهكذا أشياء ما رأيت إمرأة حامل يوما |
| Kimse bana bunları anlatmamıştı. Daha önce hiç hamile kadın görmedim. | Open Subtitles | أحدا ما أخبرني يوما بهكذا أشياء ما رأيت إمرأة حامل يوما |
| - İçerde çok fazla hamile kadın var mı? | Open Subtitles | ألديكِ الكثير من النساء الحوامل في الداخل؟ |
| Çoğu hamile kadın, en az... 1,2, 3 kilo... | Open Subtitles | معظم النساء الحوامل وضعو على الاقل واحد اثنان ثلاثة |
| Hemşireler senin aldığın hamile kadın hakkında durmadan konuşuyor. | Open Subtitles | الممرضات أثاروا ضجة، حول المرأة الحامل التي أدخلتها دون موعد. |
| hamile kadın dört kişiyi doğradı? | Open Subtitles | امرأة حامل تذبح أربعه ؟ |
| Hemşire olduğum dönemden bu yana hamile kadın bakımları bir hayli gelişti. | Open Subtitles | معاملة امرأة حبلى تقدّمت كثيرًا منذ العصر الذي كنت فيه ممرّضة. |
| 400 bin hamile kadın danışmanlık hizmetlerinden faydalandı, ilk kez örgütlü bir sağlık hizmeti dâhilinde doğum yapacak. | TED | 400 ألف إمرأة حامل حضرن للإستشارة وسينجبن لأول مرة بوجود نظام رعاية صحية منظم. |
| Eğer zanlı hamile kadın kaçırmaya başladıysa kurban seçiminde büyük bir değişiklik yapıyor. | Open Subtitles | ان كان هذه جانيتنا و ستخطف إمرأة حامل ذلك سيكون تغيرا كبيرا في اسباب أخذ الضحايا |
| Düşük ve orta gelirli ülkelerde... ...1.4 milyon hamile kadın HIV'lı yaşıyor... ...ve bunların yüzde 90'ı... ...Sahraaltı Afrika'da bulunuyor. | TED | هناك 1.4 مليون إمرأة حامل في دول منخفضة و متوسطة الدخل ، تعيش حاملةً المرض، و من هؤلاء، 90 بالمائة يعشن في إفريقيا جنوب الصحراء. |
| Bir deneyde, bir grup hamile kadına hamileliklerinin 3. trimestırı boyunca çok miktarda havuç suyu içmeleri istenirken bir başka hamile kadın grubundan yalnızca su içmeleri istenmiş. | TED | في إحدى التجارب، طُلب من مجموعة من النساء الحوامل شرب الكثير من عصير الجزر خلال الثلاثيّ الأخير من الحمل، في حين طلب من مجموعة أخرى من النساء الحوامل شرب الماء فقط. |
| Silahsız masum sivilleri bombalayanlar, hamile kadın ve çocukların üzerinden tankla geçen insanlar. | Open Subtitles | أولئك الذين يرمون قنابل العنقود على المدنيين الغير مسلحين أولئك الذين يستعملون الدبابات وبولدوزرات ضد على النساء الحوامل والأطفال |
| Adınız tahtada hamile kadın için yazılı. | Open Subtitles | اسمك على لوحة لتلك المرأة الحامل. |
| Orası hamile kadın sahil, değil mi? | Open Subtitles | هذه هي جزيرة المرأة الحامل ، صحيح ؟ |
| hamile kadın adası şu, değil mi? | Open Subtitles | هذه هي جزيرة المرأة الحامل ، صحيح ؟ |
| İyileşen sporcu, hamile kadın. | Open Subtitles | لاعب مُعالَج ، امرأة حامل |
| Gözünü iyi aç, hakem! hamile kadın yok karşında! | Open Subtitles | افتح عينيك يا (ريف) هذه ليست امرأة حامل |
| Vahiy 12 ve 13 bir hamile kadın, bir ejderha ve iki canavarın hikâyesini söyle. | Open Subtitles | الأية 12 و 13 تقول الحكايا ان امرأة حبلى" "وتنين ووحشين |
| Şuradaki hamile kadın. | Open Subtitles | امرأة حبلى . |
| Birçok hamile kadın vaadedilen topraklarda yemek ve içmeyi umduğu için yürüdü. | Open Subtitles | كثير من الحبلى كانوا يمشون على امل ان يأكلوا ويشربوا الى الارض الموعودة |
| hamile kadın, doğum sancısı çekecek mi? | Open Subtitles | إذا تلك الامرأة الحامل دخلت مرحلة الولادة؟ |
| Mozambik'te bir hamile kadın varmış doğum sancısı başladığında köyü sular altında kalmış. | Open Subtitles | كانت هناك امرأة حاملة في الموزمبيق اليوم الذي ذهبت فيه للعمل غرقت قريتها. |
| hamile kadın, Jessica. | Open Subtitles | - الفتاة الحامل ، "جيسكا " |