| Aşağıda bir sonraki kitabı için Ninja kavgasından hatırladıklarını yazıyor. | Open Subtitles | انه يكتب كل ما يمكنه تذكره عن هجوم النينجا بأمل استخدامه فى كتابه القادم |
| Sadece dene ve tüm hatırladıklarını anlat bize Scott. | Open Subtitles | فقط حاول تتبع كل مايمكنك تذكره |
| Sadece hatırladıklarını bizimle paylaşmayı dene. | Open Subtitles | فقط حاول تتبع كل مايمكنك تذكره |
| tam tersine, insanların hatırladıkları konular üzerinde çalışıyorum. Örneğin hatırladıklarını düşündükleri yaşanmayan olaylar veya gerçekte onların hatırladıklarından farklı şekilde olan olaylar. | TED | على العكس, عندما يتذكرون عندما يتذكرون اشياء لم تحدث او يتذكرون اشياء كانت مختلفة عن الطريقة التي كانت عليها |
| ... yüklendiklerinde herşeyi hatırladıklarını söylemişti. | Open Subtitles | لقد قالت أنه عندما يتم تحميلهم من جديد فإنهم يتذكرون كل شيء |
| Tamam o halde listeye bir göz atıp hatırladıklarını işaretler misin? | Open Subtitles | حسناً, لما لا تلقي نظرة على هذه و ضعي علامه على الحدث الذي تذكرينه |
| O ana geri dön. Bana o ana dair hatırladıklarını söyle. | Open Subtitles | و عُد إلى هناك، أخبرني بما تذكره. |
| - Bize hatırladıklarını söyle. | Open Subtitles | أخبرنا بما تذكره بالفعل |
| Bu yüzden hatırladıklarını bilmem gerek. | Open Subtitles | لذلك يتعيّن أن أعرف ما تذكره. |
| Bize hatırladıklarını anlat. | Open Subtitles | -حسنًا، اخبرنا فحسب بما تذكره |
| Birbirlerini hatırladıklarını mı söylüyorsun? | Open Subtitles | هل أنت متاكد من إنهم لا يتذكرون بعضهم ؟ |
| Küçük yelkenli logosunu hatırladıklarını söylediler. | Open Subtitles | إنهم يتذكرون رسمة مركب شراعى |
| Onunla ilgili hatırladıklarını merak ediyordum. | Open Subtitles | كنت أتساءل عمّا تذكرينه حيال ذلك. |