Gerekirse hayatınızla ve gerekirse çocuklarınız hayatlarıyla. | Open Subtitles | لو ضرورى فإحموها بأرواحكم و أرواح أبنائكم |
Bunu hayatınızla ödeyecek olmanız çok yazık. | Open Subtitles | من المؤسف انه سيتوجب عليكم دفع ثمن هذا بأرواحكم |
Detayları çıkardığınız zaman, hikayeleri "iyiler kötülere karşı" şeklinde anlatırsınız, kendi hayatınızla ilgili bir hikaye veya politikayla ilgili olsa da. | TED | عندما تجرد القصة من التفاصيل، فإنك غالبًا ما تروي القصة من منظور الخير مقابل الشر، سواءً كانت القصة عن حياتك الخاصة أو عن الأوضاع السياسية. |
Bir an yaşantınızı kaydedebileceğinizi düşünün -- söylediğiniz her şeyi, yaptığınız her şeyi, hepsi elinizi uzatarak ulaşabilceğiniz kusursuz bir bellekte saklı, böylece geri dönüp anımsamaya değer olayları bulup yeniden yaşayabilir, ya da zamanı eşeleyerek hayatınızla ilgili daha önce keşfetmediğiniz farklı kalıplar keşfedebilirsiniz. | TED | تخيل اذا تمكنت من تسجيل حياتك- - كل ما قلته، و كل ما فعلته محفوظ في ذاكره مثاليه مخزنه و رهن اشارتك، فيمكنك العوده بالزمن للوراء لتجد لحظات لا تنسى، و تعيد استرجاعها، وتغربل خلال آثار من الزمن و تكتشف أنماط في حياتك الخاصة التي لم تكتشفها من قبل. |
Bu büyük yarışta, kendi hayatınızla kumar oynayacaksınız. | Open Subtitles | أنت تُقامرُ بحياتكَ كثيرا في هذا السباق العظيمِ. |
Bu büyük yarışa katılmakla, hayatınızla kumar oynuyorsunuz. | Open Subtitles | أنت تُقامرُ بحياتكَ كثيرا في هذا السباق العظيمِ. |