| Manyetik alandaki değişimler, kasabanın her yanında rasgele dalgalanmalara yol açıyor. | Open Subtitles | التقلّبات في الحقل المغناطيسي تسبّب عواصف عشوائية في جميع أنحاء البلدة |
| Afrika'nın her yanında böcek ilaçlarına karşı yaygın bir direnç olduğunu da artık biliyoruz. | TED | في جميع أنحاء إفريقيا الآن لدينا مقاومة واسعة النطاق للمبيدات الحشرية. |
| Ben ve avukatlarının Chicago'nun her yanında aradığın o iki şahit. | Open Subtitles | أنا وهذين الرجلين الذان تبحثون عنهما في جميع أنحاء شيكاغو |
| Luke'u uyandırdım. Evin her yanında onu aradık... bahçeye kadar çıktık. | Open Subtitles | أيقظت لوك ذهبنا نبحث عنه في جميع أنحاء البيت |
| Şehrin her yanında yükselen yapılar var, size fırsat tanımayıp ahmaklara verildiler. | Open Subtitles | هناك مبانى تبنى فى كل أنحاء المدينة الفرص رفضتك وأعطيت للحمقى |
| El Kaide'nin çölün her yanında eğitim kampı var, değil mi? | Open Subtitles | تنظيم القاعدة لديه معسكرات التدريب في كل أنحاء هذا الرمال أليس كذلك ؟ |
| Kız gelir ve onu evin her yanında kovalar. | Open Subtitles | عندما الفرخ يَجيءُ، يُطاردُها في جميع أنحاء البيتَ. |
| Henüz bulamadık ama vücudun her yanında yaralar var. | Open Subtitles | نحن ما حدّدنا مكان أيّ لحد الآن، لكن هناك جروح في جميع أنحاء الجسم. |
| Limerick'in her yanında ve ötesinde kendimle uğraşarak işlediğim korkunç günahlar | Open Subtitles | ذنوبي الفظيعة بعبثـي بنفسي والإستمناء في جميع أنحاء ليمريك" وما ورائهــا" |
| Angela ve Wallace Schiff arazinin her yanında bulduğum sıvı tarafından sindirildiler. | Open Subtitles | أعتقد الذي أنجيلا ووالاس شيف هضما بتلك المادة التي وجدت في جميع أنحاء ذلك الحقل. |
| Ülkenin her yanında hortum görülüyormuş. | Open Subtitles | تعرف بأنّهم يقولون إعصار الهبوط في جميع أنحاء المقاطعة. |
| Kasabanın her yanında dev örümcekler var. | Open Subtitles | انا اكرر: العناكب العملاقة في جميع أنحاء البلدةَ. |
| Botlarının tabanının iziyle olay yerinin her yanında bulduklarımızla uyuşuyor. | Open Subtitles | الخطوة من أسفل حذائك تماماً مثل الخطوة التي وُجِدتْ في جميع أنحاء مسرح الجريمةَ. |
| Bu sicimin çiftliğin her yanında olduğunu sana zaten söylemiştim. | Open Subtitles | لقد سبق وأخبرتكَ أنّ الخيوط في جميع أنحاء المزرعة |
| Kimsenin bilmediği milyarlar harcandı, ülkenin her yanında gizli laboratuarlar kuruldu, en iyi bilim zekaları, geleceğin savaş tekniklerini yaratmak üzere askere alındı. | Open Subtitles | أُنفقت البلايين سراً أُنشأت المختبرات السرية في جميع أنحاء البلاد أفضل العقول العلمية جُنّدت لخلق تقنيات قتال المستقبل |
| Dün gece şehrin her yanında cesetlerin bulunduğu dehşet verici bir manzara vardı. Her birisi yeşil kıyafet giyiyordu. | Open Subtitles | كان مشهد مفزع امس عندما عثر على جثث في جميع أنحاء المدينة جميعهم يرتدوا الثياب الخضراء |
| Cildinin her yanında petek gibi delikler açıyor. | Open Subtitles | فإنه يترك ثقوب في جميع .أنحاء البشرة، مثل خلية النحل |
| Gizli ibadetlerini gerçekleştirdikleri Mitraik mağaralar eski Roma İmparatorluğu'nun hüküm sürdüğü toprakların her yanında bulundu. | Open Subtitles | الكهوف الميثرانية، حيث كانوا يعبدون سرا، تم اكتشافها في جميع أنحاء الإمبراطورية الرومانية السابقة |
| New York, California, ülkenin her yanında vakalara rastlanırken Washington'da sıradan mikropların bağışıklığı çökertmesi nedeniyle şehir hastaneleri hastalarla dolup taşıyor. | Open Subtitles | حالات في (نيويورك) و(كاليفورينا) وفي كل أنحاء البلاد بينما المناعة هنا في (واشنطن) للجرثومات المعتادة تنهار وتملئ مستشفيات المدينة .. |