| Eğer Don Lope beni öldürecekse, Hiç değilse bir sebebi olsun. | Open Subtitles | إذا كان الدون لوبه سيقتلني, فلأفعل ما يستوجب ذلك على الأقل |
| Fakat o zaman değin, Hiç değilse profesyonel sırrımın saklı kalmasına izin ver. | Open Subtitles | أعد أني سأقدمها لكن حتى حينه اسمح لي على الأقل بخلوة لأسراري المهنة |
| Dikkatli davranın, Hiç değilse biraz daha bilgi edinene kadar. | Open Subtitles | .. خذوا حذركم على الأقل ، حتى نعرف شيئاً آخر |
| Aranızdan en şanslısı da bu herif. Hiç değilse bugünkü yuhalamaları duymadı. | Open Subtitles | ها هو الشخص المحظوظ, على الاقل لا يمكنه سماع صيحات الاستهجان اليوم |
| Bizim için yaptıklarınıza karşılık Hiç değilse yardım etmemize izin verin. | Open Subtitles | ثم على الأقل دعنا نساعدك ونقوم برد ما أنت فعلتة لنا |
| Öyle ama Hiç değilse bunu anladın. Demek ki öğreniyorsun. | Open Subtitles | إنه , لكن على الأقل تعرفين ذلك لذا أنت تتعلّمين |
| Hiç değilse erkek gibi davranın ve ne yapmaya çalıştığınızı kabul edin. | Open Subtitles | دعنا على الأقل نكن بالغين ونعترف لبعضنا بما تحاول حقاً فعله هنا |
| Hiç değilse Tony buraya gelip ailemin işlerine burnunu sokmuyor. | Open Subtitles | على الأقل توني لا يأتي هنا ويتدخل في شؤون عائلتي |
| Çünkü hayatının yarıda kesildiğini düşünüyor ve Hiç değilse bir şeyi sonlandırmak istiyorsun. | Open Subtitles | لأنكِ تشعرين لأن حياتك تم إقتطاعُها ويمكن أن تُنهي على الأقل شيئاً واحداً |
| Hiç değilse aşağıya inip, bir kere daha dans edebilir miyiz? | Open Subtitles | هل يمكننا على الأقل العودة إلى الأسفل لأجل رقصة إضافية أخرى؟ |
| Demek istediğim Hiç değilse bazı ufak kural dışılıklar güzeldir. | Open Subtitles | ظننت أنه على الأقل الطبقات العليا سيكون لها معاملة خاصة |
| Eğer bize bir saat veremiyorsan Hiç değilse tedarikçinle problemlerin olduğunu söyle bari. | Open Subtitles | إذا لم تعطنا وقتاً محدداً على الأقل أخبرنا أن لديك مشكلة مع الموزع |
| Bir kurt olarak doğmadığının farkındayım ama Hiç değilse kurt gibi davranamaz mısın? | Open Subtitles | أدرك أنّك لم تولد ذئباً، لكن ألّا يمكنك على الأقل أن تتصرف مثلهم؟ |
| Hiç değilse ben bir şeye inandım, sen karanlıkta savrulup duruyorsun anca. | Open Subtitles | على الأقل أنا أؤمن بشيء ما و أنت تتأرجح في الظلام فقط |
| Hiç değilse buranın nasıl bir yer olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | على الأقل نحن نعرف كلّ مـا يدور في الخـارج. |
| - Hiç değilse kilisede oturup, boş konuşmuyorum. | Open Subtitles | . على الأقل أنا لست جالساً هناك . وأنت تتحدث بهذا الهراء في الكنيسة |
| Oyunlarda insanlar Hiç değilse sağduyulu davranır. | Open Subtitles | . على الأقل الناس فى المسرحيات يمثلون بتعقل |
| Bir daha, önce bununla başla palavra ama Hiç değilse bir çaba. | Open Subtitles | في المرة القادمة تعايشي مع ذلك إنه هراء لكنه محاولة على الاقل |
| Hiç değilse adam gibi bir uçağın var. | Open Subtitles | حسنا, علي الاقل مازال لديك جناح الكتروني |
| Hiç değilse bütün kulüp arkadaşların nasıl biri olduğunu anladı. | Open Subtitles | عالأقل الآن زملائك في الفريق يعرفون حقيقتك |
| Şu sınavdan geç de Hiç değilse bir üniversiteye girip... hakiki bir laboratuarda para kazan. | Open Subtitles | أسكت, يا ولد تذكر فقط لأخذ تي إتش سي على الأقلّ حاول دخول الكلية تعمل فى مختبر حقيقي تصنع بعض المال الحقيقي |
| Ben üç kere evlendim, ama Hiç değilse çocuk peydahlama aptallığını yapmadım. | Open Subtitles | تزوجت ثلاث مرات.. لكنى على الأقل لم أكن غبيا بالقدر الكافى لأرزق بهم |
| Hislerin konusunda dürüst olman gerek, evlat Hiç değilse kendine karşı. | Open Subtitles | يجب أن تكوني صادقة مع مشاعرك يا صغيرتي أقلّها مع نفسك |
| Yanlış yapsa bile Hiç değilse birşeyleri savunuyor. | Open Subtitles | إذا كان مخطئاً فعلى الأقل إنه قد وقف للدفاع عن شئ ما |
| Hiç değilse ben dolapta saklanırken iç çamaşırım vardı. Phil. | Open Subtitles | علي الأقل عندما كنت أختبئ في الخزانة كنت مرتدية صدريتي |
| Hiç değilse noelde kavga etmeseniz? | Open Subtitles | هلاّ كنتم على وفاق على الأقل في يوم عيد الميلاد ؟ |
| - Ziyaret hiç aklıma gelmezdi. - Hiç değilse dürüst birisin. | Open Subtitles | على الاقل زيارتهم حسنا , على الأقل أنت صادق |
| Portekizce bir şeyler yazıyor ama Hiç değilse yanlış anlayamaz. | Open Subtitles | إنهاتقولكلام"برتغالي" لكن على الأقل لن تقلقي عندما يأخذها بطريقة خاطئة |
| Hiç değilse artık taciz edildiğin için endişelenmeyeceğim. | Open Subtitles | على الأقل ليس علي أن أقلق حيال أنه تتم ملاحقتكِ |
| Hiç değilse bir günümü onunla geçirebilirim diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | فكرتُ أن أقل ما بإمكاني أن أفعله هو منحه يوماً من حياتي |
| Hiç değilse veda edebilseydim diyorum. | Open Subtitles | أنا فقط اتمنى لو انني املك فرصة لأقول نوعا من الوداع |