| Sadece hoşçakal demek için gelmiştim. Uçağım yakında kalkacak. | Open Subtitles | . لقد جئت لأقول وداعاً , ستغادر طائرتى قريباً |
| Sadece hoşçakal demek için geldim. Belgrad'a gidiyoruz. | Open Subtitles | فقط أتيت لأقول وداعاً سوف نسافر إلى بلغراد غداً |
| - hoşçakal demek için geleceğim. | Open Subtitles | . سوف أتى لأقول وداعاً . حسناً |
| Ve buraya ona son kez hoşçakal demek için gelmiş. | Open Subtitles | لذا جاء لقول إلى اللّقاء للمرة الأخيرة إليها |
| Ve buraya ona son kez hoşçakal demek için gelmiş. | Open Subtitles | لذا جاء لقول إلى اللّقاء لأخر مرة إليها |
| Evimden çıkmamam gerekiyordu, ama buraya hoşçakal demek için gelmek zorundaydım. | Open Subtitles | ليس من المفترض أن أخرج من المنزل لكن كان علي القدوم لقول الوداع |
| Eğer hoşçakal demek için izin istersen ... | Open Subtitles | إذا أردت دقائق لقول الوداع |
| Bay Lang, size hoşçakal demek için geldim. | Open Subtitles | أتيت لأقول وداعاً يا سيد لانج |