| Gardını indirdin ve seni kandırdım ama asıl önemli noktayı kaçırıyorsun Huck. | Open Subtitles | لأنك وثقت بي وخدعتك، لكن هاك يجب أن تنظر إلى الصورة الشاملة. |
| Bakın, işte Huck, okuma yazması olmayan bir çocuk, hiç okul görmemiş, ama içinde bir şeyler var. | TED | ترون, هاهنا هاك, صبي امي, لم يتحصل على اية تعليم لكن هنالك شيء فيه. |
| Ve Huck salda adı Jim olan bir malla beraberdi, bir köle, görüyor musunuz? | TED | ركب هاك داخل العوامة بصحبة متاع او عبد, يدعى جيم, اترون |
| Evet, Huck boşa zaman harcayacak biri değil. | Open Subtitles | نعم، حَسناً، هاك لا واحد لتَضْييع أيّ وقت. |
| bizim güzel dostumuz memur Huck a kim haber verdiyse odur. | Open Subtitles | الذي أخبر صديقَنا الجيدَ الضابط هوك بشأن حفلة المنع |
| Yoktan var eden biri varsa o da sensin, Huck. | Open Subtitles | إذا أي واحد يُمْكِنُ أَنْ يَدُورَ لا شيء إلى الشيءِ، أنتَ، هاك. |
| Huck'ın turnuvada bayağı iyi gittiğini duymuştum. | Open Subtitles | لذا، آي يَسْمعُ هاك يَعْملُ جيّد جداً في البطولةِ. |
| Huck Cheever'ın oyununa çok şaşırdım. | Open Subtitles | أَنا مُفاجئُ جداً في مسرحيّةِ هاك تشيفر. |
| Dört numaralı koltukta, 790,000 marka ile Nevada, Las Vegas'tan Huck Cheever. | Open Subtitles | في عددِ مقعدِ أربعة، مِنْ لاس فيغاس، نيفادا، 790,000 في الرقائقِ، هاك تشيفر. |
| Huck görürse ya ikiye katlayacak yada çıkacak. | Open Subtitles | نداءات هاك. وهو سَيُضاعفُ فوق، أَو يَكُونُ خارج. |
| Huck Cheever, üçüncü sırayı alarak 650,000 dolar kazanıyor. Teşekkürler. | Open Subtitles | هاك تشيفر، مركزنا الثالثُ بينشر، فوز 650,000 دولار. |
| Huck Finn'den çıkarılan sözlerle ilgili ne düşünüyorsun? | Open Subtitles | ما رأيك فى الكلمات المقتبسة من رواية هاك فين؟ |
| Huck, Harrison, restoranda görgü tanığı var mıymış bir araştırın. - Davayı alıyoruz yani? | Open Subtitles | هاك وهاريسون، ابحثا عما إذا كان هناك شهود في المطعم |
| - İngilizce konuş, Huck. | Open Subtitles | واستطعتُ أن أحرك موجه الموقع الجغرافي في الخادم تحدث بلغتنا يا هاك |
| Huck gerçek dünyaya dönmeye hazır mısın? | Open Subtitles | هاك هل أنت مستعد لدخول العالم الحقيقي مرة أخرى؟ |
| Huck'ın bu gece La Table d'Or'da randevusu var. | Open Subtitles | هاك سيخرج في موعد الليلة في لا تابل دور. حقاً؟ |
| Huck, gizli toplantılar yaptığın bir suikastçı. | Open Subtitles | ولديها الكثير من الأسئلة. هاك قاتل ولديكما الكثير من الاجتماعات السرية. |
| Huck odasına izleme sistemi kurdu. Yaptığımız şeylerden pişmanlık duyduğun oldu mu hiç? | Open Subtitles | هاك قد شغل المراقبة في مكتبه. هل يحدث أن تشعر بالذنب بسبب ما فعلنا؟ |
| Teklifimi düşün Huck. Beni nerede bulacağını biliyorsun. 1994, du Bellay Chateauneuf du Pape. | Open Subtitles | فكر بالموضوع هاك. تعرف أين تجدني. قنينة نبيذ مميزة. |
| Huck enerji şebekesine sızdı ve o binada kullandıkları elektrik miktarı çok ama çok fazla. | Open Subtitles | قام هوك باختراق شبكة الكهرباء و كمية الكهرباء التي يستخدمونها في ذلك المبنى انها ضخمة |
| Çevremdekilerden uzak duracaktın, özellikle Huck'tan. | Open Subtitles | شعبي يبقى بعيدا من, لا سيما هوك |
| Sen ve Huck'tan, Sally'nin kocasının ölümüyle ilgili herbir şeyi araştırmanızı istiyorum. | Open Subtitles | أريدكِ وهاك أن تحضران لي كل ما تجدناه عن موت زوج سالي |
| Denizcililk benim kanımda var, Bir zamanlar büyük-büyük babam,Huck Griffin | Open Subtitles | الإبحار في دمي, منذ أن كان جدي الأكبر هك قريفن |
| - Gitmeliyiz. - Huck! | Open Subtitles | تشارلي وكوين يتولون هذا الى ان يصل الطبيب إلى هنا |