| Her nasılsa, kötü adamlar bizim hakkımızda içeriden bilgi alıyorlar. | Open Subtitles | بطريقة ما , الأشرار مازالوا يحصلون على معلومات داخلية عنا |
| İçeriden bilgi alarak ihale almak suçtur ve cezası hapistir biliyorsun değil mi? | Open Subtitles | أنت تعرفين أن المتاجرة بسبب معلومات داخلية جريمة يعاقب عليها القانون بالغرامة والسجن؟ |
| Periyodik olarak içeriden bilgi sızdırması için bir avukat kullandı. | Open Subtitles | استغل محام ليقدم له بصفة دورية معلومات داخلية |
| Çok şey. Bu olay hakkında içeriden bilgi mi edindin? Efendim? | Open Subtitles | مفتوح للغاية, ألديك بعض المعلومات الداخلية الخاصة بهذا الشأن ؟ نعم ؟ |
| Vali Walker'ın makamı, Walker planını mahkemede desteklemek için sırayla ödeme yapan dost gruplara niyetlerine dair içeriden bilgi veriyor. | Open Subtitles | مكتب المحافظ والكر يقوم بتغذية المعلومات الداخلية حول نواياهم الحسنة لتكوين مجموعات التي بدورها يُدفع لها لكي يملئون قاعات الاستماع |
| İşte sana içeriden bilgi. | Open Subtitles | حسنـاً، هـا هي بعض المعلومات الشخصيّة من أجلك |
| Birkaç arazi anlaşmasıyla ilgili içeriden bilgi edindiğimi söylüyorlar. | Open Subtitles | إنهم يقولون أني أحصل على معلومات داخلية على عدة صفقات اراضي |
| İçeriden bilgi aldığını dair şüphelenmeye başladık. | Open Subtitles | ومن هذا المُنطلق راودنا الشك بأن لديه معلومات داخلية |
| Bir muhabir içeriden bilgi elde etmiş. | Open Subtitles | مراسل حصل على معلومات داخلية .. |
| Eğer içeriden bilgi varsa gibi sen konuş. | Open Subtitles | تتحدثين و كأن لديك معلومات داخلية |
| İçeriden bilgi almak çok güzel. | Open Subtitles | من الجيد أن تكون لديك معلومات داخلية |
| Bahisçilere içeriden bilgi satıyormuşsunuz, Bay Barnes. | Open Subtitles | -أنا لا أفهم لقد كنتَ تبيع معلومات داخلية للمراهنين |
| Ekibi kurtarmak için onlara içeriden bilgi sızdırıyordu. | Open Subtitles | إنها توفر لهم معلومات داخلية لتحميهم |
| Ona özel haberler için içeriden bilgi sağlıyor. Hem de bunu alenen yapıyor. | Open Subtitles | يعطيه معلومات داخلية للسبق الصحفي . |
| Axelrod'la yasa dışı bir komplo kurdunuz ve içeriden bilgi için Marc Capparello'ya rüşvet verdiniz. | Open Subtitles | دخلت أنت و(أكسلرود) في مؤامرة جنائية لرشوة (مارك كاباريلو) للحصول على معلومات داخلية |
| Onları içeriden bilgi edinme işini çok iyi yapıyorsun. | Open Subtitles | لقد قمت بعمل جيد بعد ما استفسرت عن المعلومات الداخلية |
| İçeriden bilgi, planlama, erişim... | Open Subtitles | المعلومات الداخلية التخطيط، المنفذ --- |
| Sana biraz içeriden bilgi. | Open Subtitles | حسنـاً، هـا هي بعض المعلومات الشخصيّة من أجلك |
| Bu da içeriden bilgi almak olur. | Open Subtitles | .ويعني بذلك أنهُ يجعلها تجارةً داخلية على كلٍّ |