| Görevliyi çağırmak için düğmeye basar mısın? Kondutörün... bir sonraki istasyonla radyo bağlantısı kurmasını istiyorum. | Open Subtitles | اضغط على الزر لطلب الحمال فانا اريد الكمسارى ليبعث برساله بالراديو الى المحطه التاليه |
| Bilirsiniz ya, laboratuvar fareleri şeker için düğmeye basmayı öğrenir, sonra da durmadan düğmeye basar dururlar. | Open Subtitles | تعلم، فئران المختبر التي تضغط على الزر للحلوى أنها تبقي فقط تضغط مرارا وتكرارا |
| insanların ölmesini istediği için düğmeye basmadı, bana kızdığı için bunu yaptı. | Open Subtitles | لم يضغط على الزر لأنه أراد قتل البشر بل قام بذلك لأنه كان غاضباً منّي |
| Kira, şeffaf ve ideal bir dünya için düğmeye bastı. | Open Subtitles | كيرا بدأ بعمل عالم مثالي ناصع |
| Kira, şeffaf ve ideal bir dünya için düğmeye bastı. | Open Subtitles | كيرا بدأ بعمل |
| Sokaklarımız gerçekten çok geniş yolu geçmek için düğmeye basabilir ve karşıya zamanında yetişebilmek için koşmak zorunda kalabilirdiniz. | TED | كانت شوارعنا عريضة حقاً، وكان عليك الضعط على الزر لكي تستطيع العبور، ويجب عليك أن تركض لكي تصل إلى هناك قبل نفاذ الوقت. |
| Küresel ısınmanın önümüzdeki üç yılda ne yapacağını görmek için düğmeye basın. | Open Subtitles | "اضغط على الزر لترى ما سيفعله الأحتباس الحراري بعد 3 سنوات" |
| Konuşmak için düğmeye basmanız gerekiyor, efendim. | Open Subtitles | عليك الضغط على الزر للتحدث سيدي! {\pos(190,190)} |