Adam benim için hayatını tehlikeye attı ama sen benden yalan söyleyerek ve görevini engelleyerek karşılık vermemi istiyorsun. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته من أجلى وأنتِ تطلبى منى أن أرد له الجميل بالكذب وتعطيل مهمتهم ؟ |
Aslında, o seni bir kez daha olsun görebilmek için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | في الحقيقة، لقد خاطر بحياته ليتمكن من رؤيتكِ مرة أخرى |
Kartal yumurtası getirmek için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته ليحضر بيضة نسر |
O senin için hayatını tehlikeye attı, sen de onun için. | Open Subtitles | هو خاطر بحياته من اجلك وانت خاطرت بحياتك من اجله |
- Tabii ... Ben şu anda buradayım, çünkü o benim için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | اللعنة لقد خاطر بحياته لكي يخرجني |
Yani Colin'e veda etmek için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | أعني, لقد خاطر بحياته ليودع كولن |
Cadıları göstermek için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته ليريني السحرة. |
Bana ulaşmak için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته لإحضارها إليّ |
Bana ulaşmak için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته لإحضارها إليّ |
Beni kurtarmak için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته لكي ينقذني |
Amir, benim için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | أمير خاطر بحياته من أجلي |