| Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması. | TED | القضية الحقيقية ان هذا الطفل يعيش مع 12 شخصا آخر في شقة مكونة من غرفتي نوم. |
| Fakat, eğer ille de bilmen gerekiyorsa... iki odalı küçük bir apartman dairesinde büyüdüm. | Open Subtitles | .. لكن،أن كانيجب أنتعلمي. نشأت في شقّة من غرفتي نوم .. |
| Evet, Phil'in dairesi çok küçük. Sadece iki odalı. | Open Subtitles | شقة فيل عبارة عن غرفتي نوم فقط |
| Altı haftadır iki odalı bir evde pencereden komşuları seyretmekten başka hiçbirşey yapmadan oturuyorum. | Open Subtitles | الجلوس ستة أسابيع فى شقة مكونة من غرفتين دون شىء لفعلة غير مراقبة الجيران من النافذة |
| Altı haftadır iki odalı bir evde pencereden komşuları seyretmekten başka hiçbirşey yapmadan oturuyorum. | Open Subtitles | الجلوس ستة أسابيع فى شقة مكونة من غرفتين دون شىء لفعلة غير مراقبة الجيران من النافذة |
| Bir buçuk yıl önce Seward'da iki odalı bir evi paylaşıyorduk. | Open Subtitles | كنّا نشاطر غرفتي نوم في (سويارد) منذ عام ونصف |
| İki odalı bir daire aldım. | Open Subtitles | اشتريت شقة من غرفتي نوم |
| Arlington'da iki odalı bir ev. | Open Subtitles | إنه منزل ذو غرفتي نوم في (أرلينغتون) |
| Garment mahallesinde iki odalı bir dairede yaşıyorduk. | Open Subtitles | عشنا في شقة من غرفتين في مقاطعة الجرامنت |
| Bir de sahilin hemen kenarında iki odalı şirin bir ev buldum. | Open Subtitles | وأنا أضع عيني على مسكن لتأجيره من الباطن يقع على الشاطئ مباشرةً شقة لطيفة من غرفتين |
| Ben katıldığımda baban iki odalı bir ofiste çalışıyordu. | Open Subtitles | أبوك كان يعمل بمكتب من غرفتين حين انضممت إليه. |
| Anladığım kadarıyla küçük iki odalı bir daire. | Open Subtitles | أعتقد أنها شقة صغيرة مكونة . من غرفتين |
| Fakat iki odalı teras süitimiz uygun. | Open Subtitles | لكن لدينا جناحٌ من غرفتين متاح! |