| Çocuğumu buraya iki saatlik yoldan getirtip onunla beş dakika oturamam. | Open Subtitles | لن ادع ابني يقود لساعتين هنا لأجلس معه لخمس دقائق فقط |
| -Ne kadar havada kalabiliriz? İki saatlik yakıt var. Belki iki buçuk. | Open Subtitles | لدينا ما يكفي من القوقود لساعتين أو ساعتين ونصف فقط |
| İki saatlik yolda çocuğum tek başına oturdu çocuğunuza çocuğumun yanına oturmasını söyleseydiniz daha iyi olabilirdi çünkü 13 yaşındaki oğlanlar korkunç. | Open Subtitles | إبني جلس وحده طوال الرحلة لمدة ساعتين لذلك ربما كان الوضع سيكون أكثر راحة لو طلبتِ من إبنك أن يجلس بجوار إبني |
| İki saatlik yol. Yalnız olmak istemiyorum. | Open Subtitles | ـ إنه سفر لمدة ساعتين ـ لا أريد أن أصبح وحيداً |
| İki saatlik programlar dışında bir şey ama 300 dolar istiyorlar. | Open Subtitles | لا يوجد سوى ساعتين من البرامج ويطلبون 300 دولار ثمن الجهاز |
| Ağrıyan kaslarım için yaptıracağım iki saatlik İsveç masajını da. | Open Subtitles | ساعتين من المساج السويدي من أجل عضلاتي، مقطوع من الضريبة |
| Henüz iyi anlamadığınız bir dildeki iki saatlik kimya dersi iyi bir sakinleştirici etkisi yaratabiliyor. | TED | ساعتان من حصة الكيمياء بلغة لاتفهمها جيدًا بعد يمكن أن تكون مُنومًا جيدًا جدًا. |
| "Ana Destek Hattı'na iki saatlik yürüyüşten fazla yol vardı." | Open Subtitles | علينا المشي لاكثر من ساعتين للوصول الى الطريق الرئيسي |
| Saat 3'te gel, iki saatlik bir seans yapalım. | Open Subtitles | عد اليوم وسنقوم بجلسة لساعتين في الساعة الثالثة مساءاً |
| 1,600 bhat'lık kızlarımız var. İki saatlik, her şey dâhil. | Open Subtitles | لدينا فتيات مقابل 1600 بات لساعتين متضمناً كل شيء |
| Eğer 4. arayan olursanız, Mysterium Manor'daki şüphelerinizi ortadan kaldıracak olan iki saatlik gösteriye 2 kişilik bilet kazanabilirsiniz. | Open Subtitles | و إذا كنت المتصل الرابع, ستحصل على تذكرتين لعرض الليلة المباع بالكامل في ميستيريوم مانور لساعتين من الترفيه |
| Artık yola çıksak iyi olur. İki saatlik yolumuz kaldı. Yorgunluktan ölüyorum ben. | Open Subtitles | من الأفضل أن نذهب، يمكنني القيادة لساعتين وبعدها سأكون مُنهكاً |
| Bildiğiniz gibi üç kere iki saatlik röportaj yapabileceksiniz. | Open Subtitles | حسنا، الآنسة بلوم، أنا متأكّد أنك متفهمة حسب اعتقادي أن له ثلاث جلسات لمدة ساعتين |
| Her gece iki saatlik gösteri boyunca istediğim her şeye sahip olduğumu düşünüyordum her şey çok güzeldi, çok mükemmeldi. | Open Subtitles | حسناً ، كما تعلم لقد إعتقدت دائماً بأن ذلك كل ما أردته و لمدة ساعتين كل ليلة أثناء الأداء أشعر بالدهشة و الإستمتاع |
| Federal cezaevine doğru iki saatlik hoş bir yolculuk yapacağız. | Open Subtitles | أمامكما رحلة لمدة ساعتين حتي نصل للحجز الفيدرالي |
| Gün sona erdiğinde iki saatlik aşırı trafik bizi birbirimizden alıkoyuyor. | TED | في نهاية اليوم، ما يفصلنا عن بعضنا هو ساعتين من الإزدحام المروري. |
| Bu kısa aradan sonra, Sihirli Tınılarla beraber Armada Salonunda... iki saatlik disko swing partisinde tekrar sizlerle beraber olacağız. | Open Subtitles | سوف نعود مع نغمات سحريه لرمادا رومز .. ِ ساعتين من الموسيقى قبل ان نأخذ استراحه قصيره |
| Bütün gereken iki saatlik büyük acıya dayanmak. | Open Subtitles | لا علينا سوى تحمل ساعتين من الألم القاتل |
| İki saatlik orgazm, ve senin çalışmalarından birkaç sayfa. | Open Subtitles | السلام في الشرق الأوسط و ساعتان من الجماع و قليل من عملك القليل |
| Hell Gate'ten buraya nehirle sadece iki saatlik yoldan geldim ... ..fakat hepsi bana göçmen muamelesi yaptı . | Open Subtitles | كنت قد جئت من ساعتين بطريق النهر من بوابة الجحيم ولكن كلهم اعتبرونى مهاجر |
| Bunun anlamı kayıtlardan iki saatlik bölümün kayıp olduğu. | Open Subtitles | ذلك يعني أن هناك ساعتين من التسجيل مفقودة من السجلات |
| - O zaman şimdi iki saatlik ödet, gidişata bakarsın. | Open Subtitles | يجب أن يدفع مقدماً عن ساعتين ومن ثم نرى كيف تسير الأمور لا بأس |
| Aslında buraya iki saatlik sürüş zevki yaşamak için geldim | Open Subtitles | نعم , لقد قررت الحضور للإستمتاع بساعتين في الصف و الترخيص أمر ثانوي |
| Kariyerinde nereye gittiği konusunda yaklaşık iki saatlik bir konuşma yaptık. | TED | لذا فقد انتهى بنا المطاف بمحادثة دامت تقريبا ساعتين عن كيفية إحرازه ما أحرزه أثناء مسيرته. |
| Bana iki saatlik izin verin. Sonrasında istediğinizi yaparım. | Open Subtitles | أعطني ساعتين فقط وبعدها سأفعل كل ما تريد. |