| Önümdeki duvara iki tane daha, şu taraftaki ara sokaklara da üç tane. | Open Subtitles | هناك اثنان آخران على الحائط أمامي وثلاثة في الأزقة في مواجهة هذا الطريق |
| Herhangi bir şeyden iki tanesine sahipseniz, buna iki tane daha eklediğinizde, dört elde edersiniz. | TED | إذا كان لديك شيئين اثنين ، وأضفت اثنين آخرين ، تحصل على أربعة. |
| - Ama sonra diğer parçalar da çıkarıldı. Dr. Merkmallen, sığ gelgitte iki tane daha buldu. | Open Subtitles | وجد الدّكتور ميركمالين إثنان أكثر في المياه الضحلة المدّية. |
| Eğer senin gibi iki tane daha 'man-gina' m olsaydı Bir milyoner olurdum. | Open Subtitles | اذا كنت امتلك اثنين اخرين مثلك سوف اصبح مليونير |
| "Sıkı durun! İki tane daha geliyor, bizi kesmeye çalışacaklar." | Open Subtitles | هناك اثنان اخران قادمان سيحاولون تدميرنا |
| Soldan iki tane daha geliyor. | Open Subtitles | هناك إثنان آخران يسيران من ناحية اليسار |
| İki tane daha alalım. | Open Subtitles | سنتناول كأسين آخرين |
| Sonrasinda ise tam olarak yedi buçuk dakika sonra da iki tane daha getir, sonra da içimizden birinin sizana kadar her bes dakikada bir iki tane daha. | Open Subtitles | و ثم اثنان آخران بعدها كل خمس دقائق حتى يفقد أحدنا وعيه |
| Sonrasinda ise tam olarak yedi bucuk dakika sonra da iki tane daha getir, sonra da icimizden birinin sizana kadar her bes dakikada bir iki tane daha. | Open Subtitles | و بعد سبع دقائق و نصف بالضبط ستحضر لنا اثنين آخرين و ثم اثنان آخران بعدها كل خمس دقائق حتى يفقد أحدنا وعيه |
| Hey, barmen, buraya bakar mısın. Aynısından iki tane, daha getirir misin, teşekkür ederim. | Open Subtitles | جرسون, صب لنا, اثنان آخران هنا من فضلك ؟ |
| Bana... şu eski müşterilerden iki tane daha versene. | Open Subtitles | أعطنى .. سآخذ اثنين آخرين من العقود القديمة |
| Hayır, ama sorun yok. Seninkinden önce yapacağımız iki tane daha var. | Open Subtitles | كلا لكن لابأس لدينا إثنان أكثر لنعمل قبلك |
| Olabilir, güvertenin altında iki sıcaklık imzası görüyorum pruva tarafında iki tane daha... yan taraftan doğru baskın yapmalıyız. | Open Subtitles | يمكن أن تكون ، وجدت نقطتين دافئتين في قاع السفينة اثنين اخرين بالقرب من القوس يجب علينا التوجه عبر هذا الطريق |
| İki tane daha var. Bilgileri aktarıyorum. | Open Subtitles | لدينا اثنان اخران مثله سارسل لك المعلومات |
| Buraya iki tane daha ve konukların ordövrler sırasında kullandıkları ne kadar içki bardağı varsa akşam yemeğine oturmadan önce toplayalım. | Open Subtitles | إثنان آخران هنا ويجبعليناأننجمع كلكؤوسالشراب ... التي إستخدمها الضيوف أثناء المقابلات قبل الجلوس للعشاء |
| İki tane daha, lütfen. | Open Subtitles | كأسين آخرين هنا لو سمحت |
| Beyefendi ne içiyorsa iki tane daha. | Open Subtitles | كأسان إضافيان من المشروب الذي معه |
| İki tane daha alabilir miyiz lütfen? | Open Subtitles | هل يمكننا الحصول على أثنين أخرين من هذه , أرجوك ؟ |
| Pardon, bundan iki tane daha alabilir miyim lütfen? | Open Subtitles | من فضلك. هل لي باثنين من هذا, من فضلك؟ |
| Bu, ve bu... iki tane daha. | Open Subtitles | هذه و هذه، اثنتان آخرتان |
| İki tane daha. | Open Subtitles | إثنان ايضا. |
| İki tane daha potcheens, Steven. | Open Subtitles | كأسان آخران من البوتشين، ستيفن |
| Yerçekimi kuvvetine karşılık gelen iki tane daha yük ekleyebiliriz. | TED | يمكننا إضافة شحنتين إضافيتين.. تسببها قوى الجاذبية. |
| İki tane daha. | Open Subtitles | إثنان إضافيان |