| Yine de bir ya da iki tanesinin çoğunluğa uyduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | بالرغم من أنه يعتقد أن واحداً أو اثنين منهم يتظاهران بالمرض |
| O sadece iki tanesinin babası. Şarkı söyleyemeyen ve doğaçlama yapamayan onun çocukları. | Open Subtitles | إنه والد اثنين منهم فحسب، من لا يستطيع الغناء، ومن لا يستطيع الترديد |
| Sadece iki tanesinin hain olması onun da hain olması demek değildir. | Open Subtitles | ليس لان اثنين منهم مجرمين لا يعني ذلك انه مجرم ايضاً |
| İki tanesinin sabıkası var. Birinin tacizden, diğerinin de alkollü araba kullanmaktan. | Open Subtitles | إثنان منهم لديهم سوابق واحد للإعتداء والآخر قيادة تحت تأثير الكحول |
| İki tanesinin adı Christine'di. | Open Subtitles | إثنان منهم بإسم كريستين |